Cumartesi , Ağustos 4 2018

Mahalle Kültürü


Bir zamanlar yaşantılarımızın ana temel taşını oluşturan mahalle kültürünü yaşayanlar, o efsane yaşantıları ucundan kıyısından da olsa tadanlar, şimdilerde o kültürü çok özlüyordur. 

Mahalle kültürünün içerisinde arkadaşlık ve dostluk, komşuluk, birbirine sımsıkı kenetlenme, birlik ruhu vardı. Şimdilerde bizler, o kültürde yetişen insanlara cahil diyoruz ya asıl cahil bizleriz. Örneğin o mahalle kültüründe tiyatro vardı tiyatro. Şimdi hangimizin mahallesinde bizleri bir araya toplayan, bir arada eğlendiren tiyatro var. 

Şimdilerde o mahalle kültürü yoktur. İnsanlık ve birlik ruhu ise yıkılan o mahalle kültürünün enkazında kaldı. Şimdilerde düşeni elinden tutup kaldıracak insan yok. İstisnalar kaideyi bozmaz misali birkaç kişi çıksa da onlara da enayi gözü ile bakılıyor. 

Mahalle kültürünün yıkılmasıyla sersemleyen toplumu, televizyon kültürü ise yerle yeknesan etti. Bir dönem  Brezilya dizileriyle toplumun altına dinamiti koyan faili meçhul eller, şimdilerde ise toplumu yıkmak için kobra zehrini insanların beyinlerine şırınga ediyorlar. 

Mahalle kültürünün hakim olduğu yıllarda mahallenin büyükleri gençlerin rehberiydi. Gençlerden biri yanlış yaptığı zaman mahallenin büyükleri tarafından kulağı çekilirdi. Bu aynı zamanda gençlerdeki ahlaki disiplinin temel taşıydı. Şimdilerde ise ne o mahalle büyüklerinden ne de gençlerin ahlakından eser kalmadı. 

Eskiden mahalle kültürünün içerisinde mahalle namusu denen bir anlayış vardı. Mahallenin genç kızları, mahallenin namusu kabul edilir ve hiç kimse, mahallenin genç kızına yan gözle dahi bakamazdı. Şimdilerde ise komşu komşuya tecavüz ediyor. Hatta üç beş yaşındaki çocuğuna dahi tecavüz edebiliyor. 

Eskiden mahalle kültürü içerisinde yetişen gençler, yaşlılara hürmet ederdi. Elinde bir yük gördüğü zaman alırdı. Otobüste hemen yer verirdi. Yaşlılara of bile denmezdi.  Şimdilerde ise yaşlılar, yük olarak görüldüğünden huzur evlerini dolduruyor. 

Bize ne olduysa televizyondan sonra oldu. Televizyon mahalle kültürünü parçalayıp yok ettikten, kapitalizm insanların ruhunu kabzettikten, emperyalizm iliklerimize kadar sömürdükten sonra oldu. 

Mahalle kültürü, dünyadaki tüm kötülüklere karşı bir direnişti. Ucuz espriler ile kültürümüzün ve Türkçemizin bozulmasının önündeki en büyük engeldi. Ahlakımızın en büyük teminatıydı. O mahalle kültürü şimdi teknoloji bataklığına battı. Batan ise aslında insanlıktı. 

Mahalle kültürünün çöküşüyle birlikte insanlık, ağır bir yenilgiye uğradı. Şimdilerde ise o yenilgiyi hazmedememenin sancısını çekiyoruz. 
 
 

About Şener Koştu

Check Also

Kendimize Sormamız Gerekenler

Neden asabiyiz?      Toplumsal baskı ve ötekileştirmeye maruz kalıyor muyuz?     Sevgisizlik ve şiddet neden …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir