Sakinlik En Büyük Güçtür

Günümüzde insanların gücü ya maddiyatla, ya da hükmetmekle ölçülüyor. İnsanların gücünün ölçülmesinde kriter kişilik, karakter, ahlak ve üretilen fikir yerine maddiyat ve hükmettiği çevre olunca insanın sakin olması da elbette çok güç oluyor. İnsanlar doğal olarak sakin kalmakta zorlanıyor, hatta sakin kalmayı başaran insanlar dahi sonradan kendilerine tepki göstermediği için kızıyor.  

Sorunlarını çözemeyen insanların kendisiyle sürekli kavga halinde olması ise insanın sakin kalmasını güçleştiren faktörlerin başında geliyor. Belki de insanlar derinlerde yatan kompleksleriyle yüz yüze gelmemek için kendilerinden kaçıyorlar. Ama ortada bir gerçek var ki insanlar kavga çıkarmak için sürekli bir neden arayışı içerisindeler ve bu da insanların hem kendilerine olan saygısını, hem de çevrelerindeki saygınlığını yitirmesine neden oluyor. Ayrıca bu ruh halinin neden olduğu streste sağlıklarını riske atıyor.

İnsanlar, yalnız kalmaktan korkuyorlar. Çünkü yalnız kaldıkları zaman kendilerini dinleyeceklerini, anlama zahmetine gireceklerini, kısacası kendileriyle yüzleşmekten kaçamayacaklarını çok iyi biliyorlar. Yalnız kalarak kendisiyle yüzleşmekten korkan insan ise kendisini her zaman haklı gördüğü için karşısındakine avazı çıktığı kadar bağırıyor. Karşısındaki ise sakin kalmayı başarırsa söyleyecek çok sözü olduğu halde kelimeleri boğazına düğümleyerek susuyor. Eğer sükûnetini koruyarak susamazsa işin sonu tekmeli tokatlı kavgaya kadar gidebiliyor. İki tarafta birbirine bağırıp çağırıp, kavga edip sinirini atınca ortalık sakinleşiyor ve sanki hiçbir şey olmamış gibi hayat normal akışında sürüp gidiyor.

Sakin kalmayı başaramayan insanlar, karşılarındakini üzmekle, ezmekle ve korkutmakla karşı tarafa üstünlük sağlamaya çalışıyor. İnsanlara karşı anlayışlı olmayı, kavga etmemeyi ve seviyesini korumayı ise acizlik olarak kabul ediyor. Bu ruh halleri insanları çirkinleştirse de insan, bu ruh hallerinin kendisini çirkinleştirdiğinin farkına maalesef varamıyor.

Oysa insan yaşamında karşılaştığı olaylar karşısında susmayı bilse, insanlara küsmek, darılmak için sürekli nedenler arayacağına, sevmek, sevilmek için neler yapabileceğini düşünmeye çalışsa, sadece iki günden ibaret olan şu dünyayı hem kendisi için hem de çevresi için cennete çevirecek.

Şu dünyadaki en büyük güç sakinliktir.

Neden mi?

Çünkü sakin kalmayı başaran insan hayatı hem kendisine, hem de etrafına zehir etmez. Ayrıca sağlığın, huzurun, başarının ve tevekkülün sırrı sakinlikte saklıdır.

Sakin kalabilmek ise insanın kendi elindedir. Yaşamında sakin kalmak isteyen insanın ilk yapması gereken şey kendisiyle yüzleşmesidir. Yaşamının kontrolünü elinde tutmak için hayallerini ve umudunu kaybetmemelidir. Hayatı kendisine verilmiş en büyük hazine olarak algılamalı ve bu hazinenin akçesi olan vaktini nerelerde ve nasıl harcadığına dikkat etmelidir. Kısacası insan yaşam yolculuğunda yaşamının anlamını kavrayarak ve bu yolculuğun kıymetini bilerek yol almalıdır.

Şunu da belirtmekte fayda var ki insanın sakin kalması her şeyi sineye çekip, kabulleneceği anlamına gelmez. Bu, insanın kendisine olan saygınlığını yitirmesine ve istismar edilmesine neden olur. İnsan, karşı tarafa elbette olumlu ya da olumsuz tepki verecek. Ama bu tepkiyi verirken de öncelikli olarak seviyesini koruyacak ve hoşgörülü olacak.

Ancak insanlara verdiğimiz tepkide onları olduğu gibi kabul etmekte son derece yanlıştır. Çünkü insanları olduğu gibi kabul edersek onları değiştirme ve gerçek potansiyellerine ulaştırma şansımızı sıfırlarız. Bu noktada en ince çizgi karşımızdakini yargılamadan, büyük bir nezaket ve zarafet içerisinde insanlara gerçek potansiyellerini gösterebilmektir. Bunun içinde sevgi, sabır ve hoşgörü içerisinde sakin kalabilmek gerekir.

Aslında hayat hepimizin anlayacağı dilden konuşuyor ama insanoğlu yaşam karşısında sakin kalarak kendisinin farkına varamadığı ve özündeki güzellikleri göremediği için bu dili bir türlü anlayamıyor.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şener Koştu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?