BİR SABAH

Sabahın ilk saatleri, kız yatağından doğulur. Güneşin ışıkları gözbebeklerine annesini gören bir çocuğun gülümsemesi gibi huzur ve neşe verir. Perdenin aralık duran oda penceresinin kenarında hareket halinde bir kumrunun başı gözükür. Hiç korkutmak istemez. Sessizce sesi dinler. İçinde başka bir boşluğu kapatır sanki. Kız her kumru gördüğünde ona ölen sevdiklerinin selamını getirdiğini düşünür. Bakışlarının ıslak görüntüsü özlendiğini, unutulmadığını bir gün buluşacağız mesajını verir. Belki de gönlü öyle ister. Masalları ve hayal kurmayı da sevince kumrular da ölen sevdiklerinin dünyadaki habercisi olduğuna inanması hiç de zor değildi.

Şimdi, anılar bir bir gözlerinin ekranına yansır. Yarım kalmış bir filmin seyrine dalar. Gönlüyle birlikte boğazı da yutkunur. Kalbi kazınır adeta. Hemen bir nefes almak üzere balkon'a yönelir. Demirleri sıkıca kavrar. Serinliği ruhuna, tüm hücrelerine işler. Büyük bir rahatlama hisseder. Başını hafifçe gökyüzüne kaldırır. Bulutların top top gülen bir yüzle ona baktığını görür. Çığlıklarıyla birlikte neredeyse koluna değebilecek kadar yakın uçan kırlangıçlar sesleriyle yeniden yaşama sevincini hatırlatır. Bir bahçevanın gül bahçesini suladığı gibi yenilenir.

Gülümser.

Yıllar öncesi bir Nisan sabahına gider yıldız gibi parlayan sözler eşliğinde hatıralar...

En sevdiği film repliği hikayesi, süzülür dimağından. Hani ilkler hep en endir ya işte öyle.

Kız dalar okyanusun en mavisine.

Heyecandan oğlanın avuç içleri terlemiş, kızın kalbi yarış atı nabzı atımında. Parmaklar cebe mi, arkaya mı! yahut çanta kapağını mı açsa kız? kıvamında bir belirsizlik. Hangi telaşı bastırmalı? Yok bu ellere bir yer lazım. Lazım da kızda oğlanda şaşkın. Kızarmış suratlar, ter kan içinde fanila. Sanki Ağustos. Bu nasıl bahardır.

Cümle kurma sırası dudaklara odaklı oğlanın .

_Eee dünkü sınav nasıl geçti?.
_ Kızda dönme dolaptan yeni inmiş beyin kalp karmaşasıyla beraber '' oh neyse'' elma şekeri gibi yanan yanakların aşkın rengine bürünmüşlüğünden utanarak iyiiii, ya senin?
_Eh işte diyen oğlanın inci dişlerle gülümseyişi.

"Ah aşık mı oluyorum eyvah" diyen alt beyin baloncuk okumaları..
İç ses kıza bağırıyooo, kendine gelll filmdeki Deliha gibi ne bakıyon, dudak okur gibi.

_ Yok bir yerlere oturmalı, yoksa sistem birazdan darma duman.
Bi kahve içimlik vaktin var mı?
Kızın iç ses neredeyse sormayacaktı ebdişesi. Neyse beş yaşındaki çocuğun kırmızı balon sevinci, gözler araba farı misali Işıl ışıl.

Masada şekere aynı anda uzanan parmakların, sobaya çarpmış gibi buluşmaları.

Sonra mı?
El ele Arnavut kaldırımlı yolu küçük adımlarla bitmese diyerek ilerleyen iki sevdalı... 

Sonra usulca kız içeri girer. Parmak uçlarında hafif adımlarla ağır bir yüreği serçe telaşıyla günlüğünün arasına gizler. Kurumuş gülün üzerini okşar. Ardından bahar kokulu beyaz nevresimli yatağına tekrar uzanır. Derin bir nefes çeker içine. Aklından geçirir Haruki Murakami'ye ait o cümleyi.

"İnsan de­nen şey, anılarını yakıt olarak kullanıp yaşamını sürdürüyor olamaz mı acaba?"

Hülya Kazak 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hülya Kazak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?