Ne Çömlek Kaldı, Ne de Çorba

Şu an balkonda oturuyorum. Karşımda yemyeşil bir manzara var. Bu yeşil manzarayı izlerken o kadar da keyif alamıyorum. Doğrusu insanın yüreğinin solduğu yerde manzara yemyeşilde olsa insana keyif vermiyor. İnsanlığın öldüğü bir çağda insanca yaşayabilmek insanı gerçekten çok fazla yoruyor.

Nasıl yorulmasın ki insan?

Komşunun komşuyu gözettiği yıllardan, akrabanın akrabayı gözetmediği yıllara gelindi. İnsanlık mazide kaldı diyen insanların prim yaptığı bir çağda sadece cebi dolu olanlara adam denilmesi, insanlığı içinde bulunduğumuz çağda girdiği sınavda sınıfta bıraktı.

Bir avuç sevginin dahi yüreklerde barınamadığı dijital çağda insan, kendi özünü yitirdi. Sanal dünyayla birlikle insanların duyguları da sanallaştı. Doğallık, samimiyet ve içtenlik yerini sahte bir nezakete bıraktı. Yıllara meydan okuyamayan güven ve dürüstlük ise yerini tedirginliğe bıraktı.

İnsanlar, ‘BİZ' olmayı unutunca, ilişkilerde sen-ben kavramları hakim olmaya başladı. Hal böyle olunca da birlikte hallederiz dostlukları, dostun yaslanılan o sevgi dolu omuzu, dostla yapılan o derin muhabbetler, insanın en güvenilir limanı olan dostun yüreği artık mazide kaldı. Belki o günlerin özleyeni çoktur, ama arayanı var mıdır? Kapitalizm insanların yüreğine öyle bir kök salmış ki ve para insanları öylesine esir almış ki o günlerin ne arayanı, ne soranı var. İnsanın yaşamdaki en büyük yükü kendisi olduğu sürece de o günlerin geri gelmesi zaten imkansız.

Sahteliğini ve bencilliğini yüzlerine taktıkları maskeyle çok iyi gizleyen insanların yaşadığı çağda süslenen cümlelerin neden olduğu tedirginlik hissi çağımızın hastalığı stresin baş müsebbibidir.

Eskiden birlikte hareket ettikleri için güzel olan ve yaşamın keyfini en demli haliyle  çıkaran insanların yerini şimdilerde varlıklarıyla birbirlerine acı veren insanlar aldı.

Yaşam, çömleği ateşe koyduktan sonra çorba pişirmeye benzer. O çorbayı lezzetli bir yemek olarak tatmak için iyi bir aşçı olmak gerekir. Aksi takdirde çorba çömlekten taşar, bozulur. Çağımızda şehvetinin ve nefsinin peşinde koşan insanlar, öylesine bir afetin içerisindeler ki ortada ne çömlek kaldı, ne de çorba.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şener Koştu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?