Kitaptan Çıkan Dolandırıcı

İnternet üzerinden kitap alma furyasını duymayan kalmadı.

Bende bir ilke imza atarak, uygun fiyata kitap satan bir internet kitap satışı yapan firmanın sitesinden alışveriş yaptım. Buraya kadar her şey normal gözüküyor. Depolama ve dükkan kirası gibi sıkıntıları olmadığı için uygun fiyatlara kitapları bulabiliyorsunuz. Üstelik belirli fiyatlar üstündekilere kargo bedava...

Buraya kadar eyvallah.

Kendi yazdığım ilk romanı internet üzerinden satış yapan firmalara vermedim. Allaha şükür romanımın ilk baskısını bitirmiştim. İlk romanı okuyucuya sunmanın ne demek olduğunu, bir yıldır iyi bilirim.

O kitap satışı yapan site üzerinden, on kitaptan fazla ilk romanı olan yazarlardan kitaplar seçtim. İlk önceliğim ilk kitabı yazanlara maddi destek olmaktı.

İkinci önceliğim ise; ilk kitabı yazanlar güzel çıkış yapmak isterler. Yıllarının birikimlerini, ilk çocukları olan ilk romanlarına yüklemek isterler. Doğal olarak, bende ismini duymadığımız yani sanat camiasının "no name" dediği isimleri tercih ettim.

Kitapların kargo şirketinden gelmesini günlerce heyecanla bekledim. Tanıtım yazısına istinaden, ilk merak ettiğim kitapla okumaya başladım. Yazarın ve romanın ismini vermeyeceğim. Eleştirmekte istemezdim ama muzdarip olduğum bir konuya uzun süre bekledikten sonra değinmeye karar verdim.

Başladığım kitap denemelerde oluşuyordu. Son günlerde değişen edebiyat alanlarından birisi olan, dizüstü edebiyatına yönelmek istiyordu. Yalnız kitap dizüstü kitaplarından değil. Bu bilginin altını çizmek isterim. Esprili yaklaşım ile okuyucu yakalamak isteyen bir deneme yazarı...

İlk denemeden başlayarak, son denemeye kadar sürekli küfür ve aynı kelimeler.

Küfür olmaması abes kaçabilir. Çünkü edebiyatta küfür, kötü bir algı değildir. Bazen olayların ve yaşanmışlıkların duygularını sadece küfürlerle verebilirsiniz. Yalnız bu arkadaşın yüklendiği küfür miktarı o kadar fazlaydı ki, yuh artık dedim. Resmen DOLANDIRICILIK.

Adam iç satırda bir küfür yazmış.

Yazdıklarını da eleştirmeyecektim ama sonuna kadar sabrettim adam acaba bir gelişim sağlayabildi mi? diyerek okudum.

Kitap yazmak için kitap yazılmaz. Bir mesaj veya bir duyguyu aktarmak gerekir. Belki bu arkadaşımız bunu kitabın sonuna saklamıştır diyerek sabrettim. Sakın şöyle düşünmeyiniz, iyi bir kitap okuru olarak,  kitap eleştirmeyi dozunda yaparım ve kaldı ki, kitapları genelde eleştirmem. Hepsinin farklı bir dokusu vardır. Yazar arkadaşımız, Eskişehir'de öğrenci olmuş, oradan da öğretmenliğe giden bir hikayesi olmuş. Bunları kendim zar zor çıkartabildim. Çünkü adam bir başladı, içtim yattım, kalktım içtim, durdum içtim, düşünürken içmek lazım, içerken içmek lazım, içmek denince içmek lazım, içmeden nasıl yaşanır, içmeyen adam hiçtir, içersen adam olursun, adamsan içersin, içmedin de adam yerine mi koyalım diye bir başlıyor, tutabilene aşk olsun.

Tamam içinden bunları yazmak gelmiştir diyerek, yine alttan alıyorum.

Sonra adam bir başlıyor, o kadınla yatmaktan bu kadınla kalkmaktan... Sevişmediği kadın kalmamış gibi yazmış adam.

Eskişehir'den bir ara çıkıyor, babasının fakir olduğuna...

Sonra kendi kendime diyorum ki, "lan baban madem fakir az iç , az seviş babana para gönder" diyesim geliyor. Sonra yine olabilir diyorum. Çünkü böyle hayatlar, gerçek hayatın içerisinde mevcuttur.

Böyle birinin öğretmen olduğu gerçekliği ile karşılaşınca "eyvah" dedim. Benim çocuğuma böyle bir öğretmen gelirse, ne yaparım. Beni bir düşünme alıyor. Üzülüyorum.

Bir roman yazmak için uykusuz geçirdiğim gecemi gündüzümü düşünüyorum. Üstünde bilimsel olarak araştırma yaptığım günlerimi düşünüyorum. Sonra bir de bu adamın yazdıklarını düşünüyorum. Yine saygı duyuyorum.

Kitabı, kitaplığımda boş bulunan bir yere koyuyorum. Sonra gülüyorum. Kitap aldık, para verdik.

Dolandırıldık...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sencer GÜLTUNA - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Canlı Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (212) 288 77 85
Reklam bilgi

Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?