Ramazanda Müslüman Kıyımı

 Uzun bir aradan sonra gündeminde etkisi ile uzmanlık alanımızın dışına çıkarak sadece düşünebilen insan olmanın yeterli olduğu bir alanda düşüncelerimi yazarak, merhaba diyelim.

 İlk önce dünyada cereyan eden olaylara bir bakalım neymiş bizi, alanımız dışında yazmaya iten olaylar.

 Çin’de ki Uygur Müslümanlarının devlet dairelerinde çalışanlarının ve öğrenci olanlarının oruç tutmasının yasaklanması.

 Myanmar’da ki Müslümanların Ramazan ayında gözü dönmüş bir kısım Budistlerce katledilmesi.

 İsrail’in, sahur, iftar ve Ramazan demeden (çoluk çocuk zaten demedi demez de) Müslümanların üzerine İsrail’in kötü şanına yakışır bir şekilde bomba yağdırıyor olması ve bir grup fanatik Yahudi’nin 16 yaşında sabah namazına giden bir Müslüman genci yakarak öldürmeleri.

 Ve Patani’de, Orta Afrika’da, Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da, (şu aralar yine unuttuğumuz) Mısır’da, Burma’da, Çeçenistan’da, Bosna’da ve dünyanın adını bilmediğimiz yerlerinde ve hapishanelerinde Müslümanlara vaktinde ya zulüm edilmesi ya da hala bugün zulümün sürüyor olması.

 Efendim bu olayları haber sitelerinden ya da sosyal medyadan paylaşımlar yoluyla öğrendikçe ne söyleyeyim Müslüman olarak kanıma dokundu bi de mahşer günü beni yaratan ve yaşatan, içiren, giydiren, kısaca her şeyimi veren ve verdiklerini de alabilecek kudreti olan yüce ALLAH (cc):

- Müslüman kardeşleriniz bu zulümleri görürken sen ne yaptın kulum? diye sorduğunda.

- Sessiz kalmak yerine tepki vermek diğer Müslüman kardeşlerimi uyandırmak ve kardeşlerimizi koruyup zulmü durdurabilmemiz için yazdım ya Rabbi. diyebilmek için yazıyorum.

 Bugün dünyanın neresinde bir kan akıyorsa akan kan pek azı dışında Müslüman kanı, kim bir grup bir zümre bir devlet tarafından zulme uğruyorsa yine pek azı dışında Müslüman oluyor efendim…

 Dünyadaki tüm Müslümanların beyinlerinin çeşitli kitlesel iletişim araçları (mesela bazı tv dizileri, programları ve bazı filmlerle, internette ki bazı siteler  pc oyunlarının bir kısmı ve bazı müzik çeşitleri) aracılığıyla işgal edilip kısır düşünmeye itilmesi zulmüne hiç girmeyelim bile.

 Peki yer yüzünde Müslümanlara bu kadar zulüm yapılırken Müslümanların zulüm görmeyenleri olarak bizler (zulüm görmeyenlerden kastım başına bir savaş uçağından bomba düşmeyenler ya da bir devlet baskısıyla oruçları yasaklanmayanlar ya da birileri tarafından boğazlanmayanlar) hiç mi bi şey yapamayız efendim?

 Hani bir Peygamberimiz (sav) vardı bizim, hanii sahabelerimiz (ra) Ömer’imiz (ra), Ali’miz (ra),  hani dedelerimiz vardı bizim üç kıtada at koşturan, zalime karşı meşakkatli dedelerimiz! vardı bizim. Acaba onlar bu zulmü; 70 bin hatim indirerek, 38 bin  sübhanALLAH çekerek, 1 milyon salavatı şerife okuyarak mı durdururlardı? Yoksa Batı dünyasına şu akan Müslüman kanını durdurun mu derlerdi? Ya da yapılması gerekeni tespit edip en etkili şekilde zulmü durdururlar mıydı?

 Sahi ya ne yaparlardı onlar kendi devirlerinde bir zulüm olunca?

 Efendim benim düşünceme göre kötülüğe dur demedikçe sessiz kaldıkça yapılan kötülüğe ortak oluyoruz demektir. Yeryüzünde Müslüman kardeşlerimizin kanı akıyor ama sesimiz çıkmıyor.

 Efendim sakalımız kısa sözümüz dinlenmez ama belki şaşar beşerde her insan gibi ALLAH’ ın bir aciz kulu olan şu garibe de sorarlarsa ben derim ki;

 Bir an önce yeryüzünde Müslümanların zekat, fitre ve sadakaları ile kurulan ve ayakta duran Müslüman oluşumlar, organizasyonlar ve Müslüman Devletler toplanıp bir araya gelip bu konuda kardeşlerimizi zalimlerin zulmünden kurtarmak için ( yapılan zulmü kınama bildirisi hariç çünkü yıllardır bunu yapıyoruz) neler yapılabilir tespit edilip alınan kararların bir an önce uygulamaya konması ve zulmün durdurulmasına gayret edilmesi gerekir. Yoksa kardeşlerimize yapılan bu zulümler karşısında takındığımız “Bana ne!” ci tavrımızın hesabını mahşer gününde veremeyiz.

 Eskilerin, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır (bu söz hadis değil eskilerin sözüdür) sözündeki dilsiz şeytanlar olmamamız umuduyla…

 Hayırlı Ramazanlar efendim, Ramazan Bayramımız her Müslümana bayram! olur inşaALLAH.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdullah VELİOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.

02

Fatih B. - Sizden biri bir kötülük gördüğünde gücü yetiyorsa eliyle düzeltsin, yetmezse diliyle düzeltsin, onu da yapamazsa, hiç olmazsa kalbiyle buğz etsin. Fakat bu, imanın en zayıf mertebesidir.” (Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd)...

Bu hadisi şerifte söylendiği gibi artık buğz ediyoruz. Ama gücümüz de var... Artık dünyada Müslüman kıyımı öyle normalleşmiş ki etkilenmiyor hatta normal karşılıyoruz, zaten bir ayı da bulmadan unutuyoruz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 02:10
01

yalniz kurt - Allah razi olsun hocam kalem tutan eliniz reva gormesin cok dokunakli yazi

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 02:10


İstanbul Markaları

Canlı Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (212) 288 77 85
Reklam bilgi

Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?