İstanbul'un İlk Cuma Namazı Kıldıran Alim

Tıp bilimi henüz yeterli hamlelerini yapmamıştı.

Osmanlı döneminde yaşayan bir alim, tıp bilimi ile ilgilenmiş ve ilgi alanında tezler geliştirmişti. Tasavvuf ile yetinmeyerek, tıp ve eczacılığı belirli bir seviyeye getirmişti.

"Hastalıkların teker teker ortaya çıktığını sanmak hatadır. Hastalık, insandan insana bulaşmak suretiyle geçer. Bu bulaşma, gözle görülemeyecek kadar küçük, fakat canlı tohumlar vasıtasıyla olur" diyerek, Louis Pasteur'dan yaklaşık 400 sene önce bulmuştur.

O alim, Şam'da doğmuş, baba tarafından 15.batında Ebu Bekir'e kadar soyu uzanmaktadır.

7 yaşında hafız olduktan sonra Samsun Kavak bucağına, babası vefat edince şehzadeler şehri Amasya'ya yerleşir. O zamanlar tıp ve eczacılık merakı arttığı için, o alanda araştırmalar yapmaya başlar.

 Tasavvuf ilgisinden dolayı önce İran' dolaşır. Aradığını bulamaz. Tekrar Anadolu'nun özünde aramalara başlar.

Alim kişiye Anadolu'da dolaşırken, Ankara'da yaşayan Hacı Bayram Veli'yi tavsiye ediyorlar. Daha sonra tavsiyeler üzerine Ankara'ya gider. Oradan Hacı Bayram Veli'yi bulur. Hacı Bayram Veli'nin öğrencilerinin nefislerini kırmak ve fakirlere yardım etmek amacıyla yardım kabul ediyor olması, çarşıda pazarda devran yaptırmasından hoşlanmadığı için Ankara'dan ayrılarak, başka mürşid arama bahanesiyle Halep'e gitmiştir.

Ankara'ya veda etmek kolay değildir. Üstelik Hacı Bayram Veli'ye...

Halep'te bir rüya görüyor. Boynuna bağlanmış zincirin diğer ucu Hacı Bayram Veli'de olduğunu gören alim, kendisini tekrar Ankara yollarına verir.

Ankara'da çok sağlam eğitim alarak, icazetini aldıktan sonra hilafet tacı giydirildi.

Hacı Bayram'dan müsaade ile Ankara'dan ayrılır.

Yollara düşen alim, Beypazarı'na yerleşir. Beypazarı'ndaki insanların sevgisi ile büyük ün kazanır ve şöhrete kavuşur. Alim yine arayışlarla oradan ayrılarak İskilip'e oradan da Bolu Göynük'e yerleşir.

Göynük'te uzun bir süre geçirmiştir. Çocuklarının eğitimi ve kendi yazdığı kitaplarla ilgilenme fırsatı bulmuştur. Hatta 7 kere hacca gider...

Daha sonra 2. Murat emir ve istek gönderir.

Bundan sonra 2. Mehmed'in hocası olmak üzere tayin edilir. 2.Mehmet yani Fatih Sultan Mehmed...

O alimin adı, AKŞEMSEDDİN'dir... İstanbul'un fethine çocuklarıyla katılmıştır. Kuşatmanın en kritik gününde 2.Mehmed'e yazdığı mektup dillere destandır.

2.Mehmed'in İstanbul'un fethinden sonra Ayasofya'daki hutbesini tamamlayarak, minberden indi.

O alim ki, İstanbul'un fethinden sonra ilk cuma namazını kıldıran Akşemseddin'dir...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sencer GÜLTUNA - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Canlı Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (212) 288 77 85
Reklam bilgi

Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?