ADALET'TE ADALET YOK!

ADALET'TE ADALET YOK!

Adalet Bakanlığı çalışanlarının sorunlarını ele alacağız dedik; Adalet Bakanlığı çalışanları mail bombardımanına tuttular.

Hani derler ya "bir dokun bin ah işit" işte Adalet Bakanlığı çalışanlarının durumu da öyle; iş yoğunluğundan tutunda, fazla mesai ücretlerinin kesilmesine, yol ücretlerinin azaltılmasına, nöbet ücreti verilmemesine, mobing ve haklarında açılan keyfi soruşturmalara varan onlarca şikayetlerini ilettiler.

Öncelikle belirtmek isterimki durum mesajlarında belirttikleri kadar vahimse "Adliyelerde memurlar için adalet yok!"

Gelen mesajlardan bir kaçını burada paylaşmak isterdim ancak Adalet Bakanlığı çalışanları hakkında çok kolay soruşturma açılabiliyor. Anlaşılır gibi değil, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabiller ancak 4483 Sayılı Kamu Çalışanlarının Yargılanması Hakkındaki Kanuna tabi değiller.

Hakim veya savcıları istedikleri an haklarında soruşturma açıp kınama,uyarma vb. cezalar verebilirler.

Yanılmıyorsam bir önceki Adalet Bakanımız, iddianame hazırlama, tensip hazırlama, karar yazma ve diğer dosya işlerini hakim ve savcılarının kendilerinin yaptığını belirtmişti.

Ama gelen bir mesajdan anladığım kadarıyla durum hiçte öyle değil; bir zabıt katibi, iddianame kabulden tutunda,tensip ve karar işlemlerini hakimin kendisine yaptırdığı gerekçesi ile hakimi hsyk'ya şikayet ediyor. Durumu öğrenen hakim hemen katip hakkında soruşturma açıyor ve kınama cezası veriyor. Sizce de komik bir durum değil mi? Şikayet ettiğiniz hakim sizin hakkınızda soruşturma açıp ceza verme yetkisine sahip!

Adalet Bakanlığı Çalışanları'nın en önemli isteklerinden birisi 4483 Sayılı Kamu Çalışanlarının Yargılanması Hakkındaki Kanuna tabi olmak. Eğer yargılanlamarı bu kanuna göre yapılırsa keyfi soruşturma ve haksız şikayetlerin azalacağından ve işlerine odaklanacaklarından eminim.

Adalet Bakanlığı çalışanlarınının kanayan bir yarası var o da fazla çalışma ücreti; Adliyelerdeki iş yoğunluğu ve maaşların yetersizliğinden dolayı diğer bir kaç kurumla birlikte Adalet Bakanlığı çalışanlarına da fazla mesai adı altında bir ödeme yapılmaya başlanır. Aslında bu fazla çalışma yaptıkları ve yaptıkları işe göre maaşları az olduğundan dolayı yapılan bir ödeme. Ancak bunu bile almalarını engelleyen amirleri ile karşılaştıklarını öğrenince hayretler içerisinde kalmamak mümkün değil.

Zaten lutüf gibi görülen o fazla mesaileri de, 2013 yılı başından itibaren kesilmiş. Adliye çalışanları bunlara alışık çünkü daha önce de nöbet ücretleri, havuz paraları ve yol ücretleri kesilmiş...

Adalet dağıtan kurumun emekçileri olan bu insanlar takdir edilmeyi ve maaşlarında iyileştirilme yapılmasını beklerken gelen her kesinti ile mesleğine ve kurumuna küsmüş durumda.

Ortalama 700-800 lira kira veren, eşi çalışmayan, çocuk sahibi olan memurlar 2000 lira civarında bir maaşla adeta hayatta kalma mücadelesi veriyorlar.

Adliye diyorki; bizim çalışma şartlarımız ve yoğunluğumuz hiç bir kurumda yok, maaşlarımız yetersiz düzenleme yapılsın. Her kapıyı çalıyorlar. Adalet dağıtan kurumun çalışanları oldukları içinde hukuk kuralları çerçevesinde taleplerini devlet yetkililerine ve siyasilere iletiyorlar. Talepleri dinleniliyor, not alınıyor,sözler veriliyor, umutla, işlerini yapmaya devam ediyorlar.Ne zamanki gazete de gördükleri "x parti milletvekili hakim ve savcı maaşlarının iyileştirilmesi için meclise önerge verdi" haberi ile kan beyinlerine sıçrıyor, sinirleniyorlar..."insaf yahu"sözünden başka birşey diyemiyorlar,birşey yapamıyorlar çünkü onlar "Adalet dağıtan kurumun emekçileri" hukuk kurallarını en iyi onlar bilirler...

Adalet Bakanının ağzından bir kez olsun "benim memurum" sözü çıkmamıştır. Adalet Bakanları için varsa yoksa hakim ve savcılardır. Ama bu düşünce gerçeği değiştirmez; adliyelerin gerçek kahramanları yazı işleri müdürleri,zabıt katipleri,mübaşirler,hizmetliler,şoförler...dir

Maddi açıdan zaten sıkıntılı olan adliye çalışanları bir de amirlerinin,avukat ve vatandaşların hakarete varan sözleri ile bunalım noktasına gelmiş durumdalar.

İş yaptırmaya gelince her türlü işini yaptıran hakim-savcıların yanında çalışan, çalışma arkadaşına "3 dakikada memur oldunuz" gibi bir kelime kullanması kadar gurur kırıcı söz olabilir mi? Ya da bir avukatın "zaten bütün gün oturuyorsunuz" gibi bir söz söylemesi kadar saçma bir söz olabilir mi. Herhalde zabıt katibi ya da yazı işleri müdürü işini oturarak yapar.

Adalet bakanlığı çalışanları kadar her an tehdit ve hakaret işitme veya saldırıya uğrama riski olan başka bir memurluk yoktur. Işleri gereği her gün bin bir türlü suçlu ve hükümlü ile karşı karşıya kalan adliye çalışanları sırf bu yüzden devletin en cesur memurları olmaya adaydır.

NOT: Adliye çalışanlarının sorunlarını yazmaya devam edeceğiz, sorunlarınızla ilgili bize yazabilirsiniz.    İletişim :  mb.ates@canlihaber.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Beşer ATEŞ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.

01

Fiki - Bütün sorun hakettiğimiz ücreti alamamamızdır. Siz gayet iyi açıklamışsınız, ancak söylenecek o kadar çok söz varki....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Haziran 12:45


İstanbul Markaları

Canlı Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (212) 288 77 85
Reklam bilgi

Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?