SOMA VE SENDİKA

Öncelikle ilk yazımdan dolayı tebriklerini ve eleştirilerini ileten tüm okuyucularıma teşekkürlerimi sunuyorum.Sizlerin olumlu ve olumsuz eleştirilerinizin benim için ışık olacağına emin olabilirsiniz.

Hatırlarsanız geçen haftaki yazımda sendikanın kelime anlamını belirtmiş ve dünyada sendikal hareketin başlangıcı ve gelişmesi hakkında kısaca bilgi vermiştim.O yazımdan da hatırlayacağınız gibi sendikal hareketin başlangıcının işçilerle olduğunu ve dönemimizde de eksikliklerine rağmen işçi sendikalarının gerçek sendikacılık yaptığını belirtmiştim.

Yanılmışım! Kısa bir araştırmadan sonra işçi sendikacılığının geldiği boyutu görünce şok oldum.İşçi sendikacılığında benim bilmediğim,duymadığım neler dönüyormuşta haberim yokmuş; bir defa işçi sendikalarının fabrikalarda ve diğer işçi çalıştıran kurumlarda bulunan temsilcileri adeta "patron" muamelesi görüyorlar,en rahat bölüm neresiyse orada görev yapıyor. Bunu duyunca kan beynime sıçramıştı; genelleme yapmıyorum ama bir çok sendika temsilcisi işten çıkarma ve işe alma sürecinde aktif rol oynuyormuş. -Nasıl yani?dediğinizi duyar gibiyim. Bu olay özellikle küçük ilçelerde kurulu ve halkın tek çalışma olanağı olan fabrikalarda oluyor. İşveren sendika temsilcine her tür kolaylığı sağlıyor. İşveren alımlarda sendika temsilcisinin akrabalarına ve tanıdıklarına öncelik veriyor.

Sendika temsilcini eleştiren, başka sendikaya geçmek isteyen ya da iş yeri içindeki sorunlarına sendika temsilcisi danışmadan çözüm arayan işçiler kendilerini kapının önünde buluyor. Ekmeğini kazanacağı başka alternatifi olmayan işçi kardeşimiz sendika temsilcisinin dahil olmadığı bir girişimde bulunamaz hale geliyor. Bazen işi o kadar abartabiliyorlar ki işe yeni başlayan bir işçiyi hemen sendikaya üye yapmıyorlar önce kimdir,necidir diye araştırıp kendi açılarından sorunsuz olacak kişinin çalışmaya devam etmesine izin veriyor ve üye yapıyorlar. Benzer bir durum yakın zamanda tanıdığım birinin başına geldiğinden bu konuda çok net konuşabiliyorum.

Asıl görevi, işverene karşı işçilerin haklarını savunmak, onların sağlıklı,güvenli ve huzur içinde çalışabilmesi için iş yerinin fiziki ve sosyal şartlarının geliştirilmesi için çabalamak olan sendika temsilcisi hiç te bizim düşündüğümüz gibi değil.

Sendika temsilcileri işçiyle değil işverenle sırt sırta verip, görevlerini gerektiği yapmadığından işverenler fabrika veya çalışma alanı içinde alması gereken tedbirleri almayıp iş kazalarının olmasına ön ayak olmakta.

Soma'da da benzer bir ihmalin olduğunu düşünüyorum. Devlet yetkililerinin görmediği ya da görmek istemediği eksiklikleri,hataları iş yeri sendika temsilcisinin tespit ederek işverene ve üst kurullarına iletmesi gerekirdi.

Diyeceksiniz, -işçilerin sendikalı olduğunu nereden biliyorsun?-

İş yeri sahibin açıklamasını okudum, "Tüm işçilerimiz sendikalıdır" diyor.

Soma Kömür Ocakları A.Ş'de meydana gelen kaza ile ilgili yetkili işçi sendikasından bir açıklama duymadık. Tüm işçilerin sendikalı olduğu bir ortamda o iş yerinin temsilcisi ne yapar insan merak ediyor dimi!

Yetkililerin açıklamalarına bakıyorsun en son mart ayında maden ocağı denetlenmiş ve bir eksiklik tespit edilememiş.Tehlike boyutunun bu kadar yoğun olduğu ve çok sayıda işçinin çalıştığı bir kurumda denetlemelerin ve sendikaların daha aktif olması gerekirdi.

Soma Kömür Ocakları A.Ş'de çalışan işçilerin bağlı olduğu sendikadan, iş sahasında tespit ettikleri hataların,eksikliklerin neler olduğunu ve çözüm için ne gibi adımlar attıklarını bir an önce açıklamalı. Aksi takdirde işçi sendikacılığı kamuoyunun gözünde tamamen bitme noktasına gelecektir.

Ölüm tabiki Allah'ın takdiri ancak böyle göz göre göre insanları ölüme götürmekte vicdansızlıktan başka bir şey değildir.Ecel ve kader, sorumlulukları ortadan kaldırmamalı.Soma'da şehit olan kardeşlerimize Allah'tan rahmet, geride kalan gözü yaşlı yakınlarına sabır diliyorum.

Devlet yetkilileri, sanayiciler elini vicdanına koysun gerekli düzenlemeleri yapmak için bir felaket daha beklemeyelim.Ülke olarak 19 yıldır imzalamadığımız,Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesini bir an önce imzalamalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Beşer ATEŞ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Canlı Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (212) 288 77 85
Reklam bilgi

Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?