Artık Varın Bunun Farkına

Cebimizin yoksullaşmasından korktuğumuz kadar içimizin yoksullaşmasından korksaydık, dünya kan değil, gül kokardı. 

Unuttuk her şeyi. Modern bir hayatın akışına kendimizi bırakıp tüm hatıraları sildik kalbimizden. Çocuklarımız, geçmişimizi bilmiyor. Onlar, modern hayatın bugün var, yarın yok müzikleri ile gönüllerini eğlendiriyorlar. Yer sofrasının ne olduğunu bilmezler. Sofranın ortasına konan menemene ailecek ekmek bandırmanın zevkini hangi çocuğumuz yaşamıştır? Sahi çocuklarımız artık sokağa çıkıp bilyede oynamıyorlar, mahalle maçı da yapmıyorlar değil mi? 

Siz yetişkinler, hiç düşündünüz mü? Çocuklarımızın ileride çocukluk arkadaşı olacak mı? 

Artık genç kızlarımız kitapları arasında gelincik kurutmuyor. Sahi onlarda dijital oldu değil mi? Gençlerimiz, gönlünü kaptırdığı kıza şiirler yazmıyor. Eskiden gençlerimiz şair ruhlu olduğu için kadınları öldürmezlerdi. Onların göz bebeklerinin içine bakarlardı kalpleri incinmesin diye. Şimdilerde o ruhta öldü. Ve kadınlar, bir bir katlediliyor. 

Eskiden insanlar, birbirlerine değer verirlerdi. Komşularla, akrabalarla, eş dostla akşam ziyaretleri yapılırdı. Tabi bu ziyaretlerde hal hatır sorulur, dertler ve mutluluklar paylaşılırdı. Bu da yaşama bereket olarak yansırdı. Şimdilerde insanların vakti öyle dar ki (!) gündüz iş, güç, koşuşturmaca, akşam üstü AVM'lerde geçirilen vakit, akşam ise dizi keyfi. Ondan sonrada kalkmış samimiyetsizlikten yakınıyoruz. Peki biz, ne kadar samimiyiz? 

Şimdi size bir soru soracağım. Hayattan ne istiyoruz? 

Elbette para diyen seslerinizi duyuyorum. Cebimizi zenginleştirmek için çabalarken uçup giden şeyin bir ömür olduğunun farkında değiliz. Ninelerimizin, dedelerimizin dünyasından uzaklaştıkça battığımızın farkında değiliz. Kendimize karşı, insanlığa karşı olan samimiyeti bir kenarıya bırakalım. Ninelerimizin, dedelerimizin, Allah'a ve Resulüne karşı duyduğu samimiyetin yüzde kaçı var gönlümüzde? Yüzde 1,2,3.....10. Sahi yüzde 10 olur mu? 

Şu an bana kızıyorsunuz. Belki de saçmalıyor diyorsunuz. Ama gerçek bunlar. Hiçbir şeye inanmıyoruz. Her şey dilimizin ucunda. Gönlümüzde hiçbir şey yok. Tüm güzellikler uçup gitmiş gönlümüzden, ne kadar çirkinlik varsa gelmiş konmuş o güzelliklerin yerine. Dedikodu, iftira, gıybet, zina, dünya hırsı, güvensizlik. Tüm bunlar yalan mı? Yalan değilse niye yalnızız o zaman? 

Yalnızlıktan gönüllerimiz daralıyor. Hatta gönüllerimiz bile küsmüş bize, göz pınarlarımız kurumuş. Gözümüz yaşarsın diye suni gözyaşı damlaları döküyoruz.Yani gözyaşımız bile sahte olmuşken, duyguların samimi olmasını beklemek sizce de enayilik değil mi? 

Tüm dertler yağmur gibi üzerimize yağıyor. Ama bulut olmadan yağmur yağmaz. Peki modern yaşamların büyüsüne kapılıp o bulutları yaşamlarımıza çağıran kim? Bize ait olmayan bir yaşam tarzını bize aitmiş gibi yaşayan bizleriz. İstediğimiz kadar inkar edelim, istediğimiz kadar bu yaşam tarzının hayatlarımızdan çekip gitmesini istediğimizi söyleyelim. Yüzde kaçımız bu söylediklerimizde samimi? Yüzde 1,2,3... 

Bakışlarımız yorgun, yüzümüzde tebessüm yok, ilk aşklar değil, ilk sevişmeler var artık hayatlarımızda. Kandırdılar bizi anlayın artık. İlk aşklarımızı çaldılar, yerine ilk sevişmeleri koydular. Dünyaya barış getireceğiz dediler bizleri, kendi kendimizle savaştırdılar. Sizleri gökdelenler de yaşatacağız, en lüks arabalara bineceksiniz, marka elbiseler, ayakkabılar giyineceksiniz, AVM ile her şeyi ayağınızın altına getireceğiz, yediğiniz arkanızda, yemediğiniz önünüzde olacak, artık yokluk ve yoksulluk yok dediler, bizleri faizin kölesi yaptılar. Yaşamlarımızdaki hatıra ormanlarını yok ettiler. Sizlere daha güzel bir yaşam sunacağız diye. 

Tüm bunları kim mi yaptı?

Hani o çok özendiğimiz, onlar gibi yaşamaya, onlar gibi giyinmeye, onlar gibi olmaya çalıştığımız Avrupa, ABD var ya hepsini onlar ve CEO'ları yaptı. Daha doğrusu onların yapmasına müsaade ettik. Gönlümüzü açtık hislerimizi kuruttular, beynimizi açtık düşüncelerimizi yok ettiler.

Yoksullaşan cebimiz değil, gönlümüz. Artık varın bunun farkına.   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şener Koştu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



İstanbul Markaları

Canlı Haber, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (212) 288 77 85
Reklam bilgi

Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?