Diriliş Cephesi

Yaşamlarımızda kitaplar gibi umut koksa, inanç koksa, dava aşkı koksa…

Yaşamlarımızda ömrümüzün boşa harcanmasını önleyecek ve bizleri uyandırarak harekete geçirecek bir şeyler olsa. Mesela bir anlamı olsa yaşamlarımızın.

Herkesin yaşamında bir diriliş cephesi mutlaka vardır. Ama bu cepheye gidecek cesaret maalesef herkeste yoktur. Çünkü o diriliş cephesinde insan, kendi yüzüyle, günahlarıyla, topluma karşı yüzüne taktığı maskelerin harabeye çevirdiği yaşamlarıyla yüzleşir. Vicdan, tek bir kelimeyle insana hesap sorar. O kelime ise;

Değdi mi?

Belki çok paranız oldu, belki makamınız ve mevkiiniz oldu, belki de hayatta istediğiniz her şeyi elde ettiniz. Peki, bunlar karşılığında feda ettiklerinizi hiç düşündünüz mü? –Bu noktada bileğinin hakkıyla ve alın teriyle hayatlarında bir şeyler başaranları istisna olarak görüyorum.-

İnsanı yaşamda asıl yenilgiye uğratan elindeki güçtür. Çünkü insan, kendisine o gücü sağlayan her şeyin tutsağıdır. Ve bu tutsaklık zihinleri ile ruhları arasına öyle sağlam duvarlar örer ki insan, artık kendisini unutur ve kendi benliğinin peşine düşmez. Kendi kendisini inkar eder hale gelir.

Esaret tohumları bir kere benliğine ekilmiştir artık. Kendi içine eğilmesi, kendisiyle diyalog kurması ve diriliş cephesine giderek kendi benliği için savaş vermesi birer deli saçmasıdır. Elindeki gücün bir asit gibi kendisini erittiğini ve büyük bir karanlığın içerisine hapsettiğini anlamak istemez.

Bir bilselerdi yaşamlarındaki esas balın kendi benlikleri olduğunu, gayrısının balmumundan petek olduğunu kendi benlikleri uğruna savaşmak için koşa koşa diriliş cephesine giderlerdi. Sonrada bu cephede yaşamlarındaki zifiri karanlıkları güneş ışınları gibi kıracak kendi yaşam hakikatleri için büyük bir savaş verirlerdi. Ve esaretlerinin zincirini kırarak benliklerinin önündeki sağlam duvarları yıka yıka kendi benliklerine ulaşırlardı.

İnsan ezgince ve alçalarak yaşamak için değil, başı dik ve özgürce yaşamak için vardır. İnsan, ancak diriliş cephesinde kendisine karşı verdiği savaşla bu özgürlüğü elde ederek başı dik yaşayabilirler. Yani insan diriliş cephesine ölmek için değil, yaşamak için gider. Ama söz konusu insanın kendisiyle yüzleşmesi olunca insan, yaşam vadeden diriliş cephesinden bile korkar hale geliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şener Koştu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul Yapılmalı Mı ?