Yaşamcık

Zirveleri tanımıyoruz. Belki de hiç tanımayacağız. Çünkü içimizdeki sesi, içimizdeki çileyi, içimizdeki gözyaşını, içimizdeki ışığı, içimizdeki sevgiyi ve içimizdeki ruhu tanımıyoruz. Bir arkadaşımıza, bir dostumuza ihanet etmemek için elimizden geleni yaparken, nedense kendimize ihanet etmekte bir sakınca görmüyoruz.

O kadar susadık ki sevgiye, şefkate, yaşamaya… Kalbimizin bize ne demek istediğini bir türlü anlamıyoruz. Kafamızdaki düşünce dünyasını anlamıyoruz. Vücudumuzu dahi anlamıyoruz. Kendi vücudumuz dahi bize bazen yabancı geliyor. Sonuç dolu bir mide, ama aç bir ruh. Dolu bir mide ise yapayalnız şehirlerde bizleri yalnız olmaktan kurtarmıyor. Ruh aç olduktan sonra insan, kendisini bile terk edip gitmek istiyor.

Ruhu doyuracak olan ise bilgi, yaşamak için bir amaç, dolu dolu bir kalp. Bunların hangisi bizde var? Hiçbiri. Ve kendimizle konuştuğumuz dil, insanlarla konuştuğumuz dilden farklı olmadıkça bunların hiçbiri bizde olmayacak. Sırf çevremizle uyumlu olmak için kendimizden vazgeçtikçe de bunların hiçbiri bizde olmayacak.

Yaşamlarımızda zirveye çıkmak istiyorsak evvela kendimizi, yani şahsiyetimizi bulacağız. Bunun içinde öncelikle kendimiz için, kendi yaşam davamız için yaşayacağız. Kendi davamızın insanı olmadıkça, kendimizi tanımadıkça ne kendimize bir faydamız olur, ne de uğruna yaşadığımız başkalarına. Tüm yaşam enerjimizi gittikçe derinleşen acılarla baş etmeye harcarız ki katran gibi karanlık gecelerde ıstırap çeke çeke ve hayallerimize yelken açamadan gözü açık gideriz şu dünyadan.

Yaşamlarımızda geride bıraktığımız koskoca seneler var. Bu koskoca senelerde en büyük korkularımız parasız ve işsiz kalmak oldu. Dostsuz kalmaktan ise hiç korkmadık. Daha çok çalışarak, daha fazla para kazanarak mutlu olacağımızı düşünürken, soğuk bir odada üşüyen çocuk gibi ruhumuzun üşüdüğünü fark etmedik. Bunun bedelini kaybolan ve yaralı yıllarla ödedik. Onca çırpınışlarımız ve mücadelemiz ancak bir yaşamcık edebildi. Bizlerin aynası olan dostu, bir arabanın beşinci yani istetme tekerleği olarak gördüğümüz için değil koskoca bir yaşamı, yaşamcığı bile hak etmedik ama yaşam, bizlere bir hocanın öğrencisine geçtiği kıyak gibi bir kıyak geçti.      

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şener Koştu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Canlı Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Canlı Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Canlı Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Canlı Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kanal İstanbul anket Yapılmalı Mı ? Yapılmamalı mı ?