• BIST109.361
  • Altın153,268
  • Dolar3,8380
  • Euro4,5070
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -2 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Milli ve Yerli Şehit Gençlik Lideri: Adnan Demirtürk

    Bilal OKUDAN

    'Projemiz insan, muhatap kitlemiz gençliktir. Gençlik gelecek ile geçmiş arasında köprüdür. Gençliğini heba eden, helak olur. Gençliğe sahip olan, geleceğe sahip olur. Bir yıl sonrasını düşünüyorsanız tohum ekiniz, on yıl sonrasını düşünüyorsanız fidan dikiniz, yüz yıl sonrasını düşünüyorsanız bir insan yetiştiriniz. Bizim en önde yürüyen bayrağımız sevgi ve kardeşlik bayrağıdır. Biz Türkiye sevdalısıyız. Bu ülkeyi sokakta bulmadık. Başka Türkiye olmadığının idrakine ve insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır, inancının şuurundayız.

    70 milyon kardeşiz. Lügatimizde kin, nefret, haset, düşmanlık ve husumet sözcükleri olmamalıdır. Yıkmak için değil. Yapmak için var olduğumuzu unutmamalıyız. Ucuz kahramanlık gösterilerine, işportaya düşmüş slogancılığa, serkeşliğe, havailiğe, iltifat etmemeliyiz. Mesuliyetimizi ve sorumluluğumuzu kuşanmalıyız. Vakti kuşanmalıyız. Yorgunluk, bıkkınlık, ümitsizlik, karamsarlık, kırgınlık, küskünlük sözcüklerini bir paçavra gibi hayatımızdan söküp atmalıyız. Yaptıklarımızı şan, şöhret, makam ve ikbal için değil, bir gün kendisine döneceğimiz Alemlerin Rabbi Yüce Allah'a yüz akıyla ve alın açıklığı ile kavuşmak için yapmalıyız.’

    Bu cümleleri kurabilen toparlayıcı ve karizmatik bir önder. Milli Gençlik Vakfı sadece onun döneminde heyecanla anılmaya devam ediliyorsa, Milli Gençlik denilince akla ilk O, geliyorsa ‘Allah sevdiği kulunu Meleklerine ve İnsanlara da sevdirir’ manası tam olarak Şehit Genel Başkanımızda vuku buldu demektir.

    Kendisi ile tanışma şerefi şahsıma nail olmamıştır. Rabbim nasip etmedi. Fakat teşkilatlarda aktif bir şekilde çalışan birisi olarak, kendisinin çalışma azmi ve prensibini sürekli etrafımızdaki abilerimizden duyuyorduk. Henüz 32 yaşında Milli Gençliğin Genel Başkanı olarak üzerindeki sorumluluğun farkında, ülkesine ve milletine hizmet edebilme heyecanını yaşıyordu.

    Kendisini tanıma fırsatı bulamamış kişiler nasıl oluyor da sadece iki sene Genel Başkanlık yapmış bir insanı ölümünün üzerinden 17 sene geçmesine rağmen hala rahmet ve minnetle anıyor. Bunun tek bir açıklaması var. Görev Liyakatinde zirvede olması, Liderine olan sadakatinde ise sapma olmamasıdır. Liderine kitlenmiş, Liderinin dudak hareketinden, kaş ve göz işaretlerinden emir kipi çıkarabilen ender bir kumandan olmasıdır.

    Bir diğer önemli sebep ise, şuan hali hazırda gençliğe önderlik yapan liyakat sahibi örnek şahsiyetlerin, Şehit Genel Başkanımız hakkındaki görüşleridir. Bir insandan etkilenmeniz için illa onu bizzat tanımanıza gerek yoktur. Çok sevdiğiniz ve güvendiğiniz birileri size sürekli O insanın özelliklerinden bahsediyorsa O kişi de artık sizin için bir örnek şahsiyettir.

    Ankara'da karakter olarak bozulmamış ve hakkında hiçbir şaibe olmayan kişilerin ağzından Şehit Genel Başkanımızın hatıratlarını dinlerken zaten kendisinden etkilenmemek imkânsızdır. Rahmetli Ağabeyimiz Adnan Demirtürk’ün, yakın çalışma arkadaşı ve kendisine Reis diye hitap ettiği Nurettin Şar Abimizden Şehit Genel Başkanımız hakkında birçok hatırat dinledim. Beni en çok etkileyen bir hatıratı burada yazmak istiyorum. İstiyorum ki, başta şahsım olmak üzere güya gençlere örnek olan bizlerin kendimizi gözden geçirmesine vesile olsun diye.

    Rahmetli Adnan Demirtürk Abimiz, Hacı Bayramda'ki, Milli Gençlik Vakfı Genel Merkezinde her zaman olduğu gibi yoğun çalışma temposunun ardından gece geç saatte evine dönmek üzere, genel merkezin alt tarafındaki minibüs duraklarının oraya gider. Yanında yine Reisim dediği Nurettin Şar Abimizle. Bir anda seyyar satıcının tezgâhına gözü ilişir ve derki  ‘ portakal çıkmış, acaba eve alıp götürsem mi’ ? Nurettin Abi hemen atılır. ‘Tabi başkanım hemen alalım der’  ve satıcıya iki kilo portakal tartmasını söyler. Satıcı portakalları tartar ve Rahmetli Adnan Abimize uzatır. Rahmetli abimiz, Nurettin Abiye döner ve derki ‘Reis bende sadece yol parası var bir zahmet sen versen de sonra ben sana parayı geri ödesem’ der.

    Bu kişi 24 yaşında, Türkiye’nin en büyük partisinin Seçim karargâh başkanlığını yapmış, 32 yaşında Türkiye’nin en büyük Gençlik örgütünün Genel Başkanı olmuş, başta İstanbul, Ankara, Kayseri, Konya gibi toplamda sekiz yüz küsür belediyesi olan bir teşkilatın Genel Başkanı. İstediği anda istediği müteahhit emrinde. Bir işareti ile istediği belediyeden makam aracı ve şoför tahsisi yapacak güce sahip. Ama o devleti malını beytülmal bilip mütevazi bir yaşam sürmeyi tercih etmiştir.

    Çoğu zaman hakkı olan maaşını almamış ve kendi parası ile Vakfın borcunu ödemiştir. Şehit olduğu zaman vakıf adına aldığı şahsi borçları ise bizzat Nurettin Şar aracılığı ile Avrupa Milli Görüş Teşkilatlarındaki sevenleri tarafından ödenmiştir.

    Şehit Genel Başkanımız için birçok hatırat, icraat, övgü ve makale yazabiliriz ve yazılmalıdır da. Ayrıca hala ölümünün üzerinden 17 sene geçmesine rağmen kendisini anlatan kapsamlı bir kitap çıkmamıştır.

    Yazımı yine Şehit Genel Başkanımızın sözleri ile bitirmek istiyorum;

    "Arkadaşlar! İhlasla çalışalım. İhlas; dünya yansa içinde bir kalbur samanı bulunmamaktır. Yılmaz, yorulmaz, yıkılmaz bir gayretle çalışalım. Yorgunluk, bıkkınlık, ümitsizlik, karamsarlık, kırgınlık, küskünlük, dargınlık sözcüklerini bir paçavra gibi hayatımızdan söküp atalım. Az topluluğun sırrını bilelim. Sevginin galip gelmesi için çalışan insan; yani adam gibi adam olalım...

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları