25.05.2020, 19:40 38

Miskinler Kulübü

Düşüncenin asaletine sığınamayan insanlar, kendilerini öyle bir yaşam kavgasının
içerisinde bulmuşlar ki kendilerini kaybetmişler. Şuursuzca yaşadıkları hayatları yangın
yerinden farksız. Yaşamlarının kasırga dönemlerinde sığınacakları bir dost yok. Öyle ki herkes,
birbirine hainlik eder, birbirini sırtından vurur olmuş. Bu nasıl şuursuzca yaşanan bir hayattır
Esas mesele insanlık, insanlığa verebileceği her şeyi verdi mi?

Körü körüne yaşanan hayatlarda buna evet demek ne mümkün! Bilginin kölesi değil,
miskinler kulübünün kapısında bekçi olmayı seçen insanlık, hayatı yeterince
sentezleyemediğinden kafalarındaki keşmekeşliğe bir son vererek insanlığa bir ana çizgi
çizemiyor. Bunun içinde günümüz insanlığı yalnızdır, tedirgindir ve küstahtır.

Günümüz insanlığı için söylemiş olduğum bu üç kavram, sizleri şaşırtmış olabilir. Ama
haksızda sayılmam. Sığınacak bir limanı dahi olmayan günümüz insanlığı yalnızdır. Kendisini
tatmin edecek bir hayat yaşayamayan günümüz insanlığı sürekli bir tedirginlik içerisindedir.
Kendisini kaf dağında gören ve etrafındakileri küçümseyen günümüz insanlığı küstahtır.

Miskinler kulübünde yaşanmış bir hayatı yaşanmış saymak, kendi hakikatini inkar
etmekten başka bir şey değildir. Kendi hakikatini aramayan, kendi gerçeğini kavrayamayan
bir insanlık, hiçbir meselesini çözüme kavuşturamayacaktır. Kendisine güvenmediği gibi
çevresine de güvenmeyecek ve her an sırtından bıçaklanacakmış korkusuyla ilk önce
kendisine karşı olan dürüstlüğünü yitirecek, daha sonra ise dostlarını kaybedecektir.

Miskinler kulübü üyelerinin ortak bir özelliği vardır ki hayatın kendilerine üvey evlat
muamelesi yaptığından şikayet ederler. Kişiliklerini bu şikayet şekillendirdikçe de kendilerinin
bile anlayamadıkları bir hayatı yaşamaya mahkum olurlar. Aslında buna hayat değil de
cehennem çukuru demek daha doğru olur. Bu cehennem çukurunda kendisine yabancılaşan
insan, artık yalnızdır. Bu yalnızlıktan kurtulmak için kendisini sürünün dışına iterek kendisine
başka bir dünya yaratmak ister. Tek umudu olan bu dünyaya dair umudunu yitirince de
kendisinden tamamen uzaklaşarak bir kopuş sürecinin içerisine sürüklenir.

Bu kopuş sürecinden kurtulmak için miskinler kulübünün ele geçirdiği benliğini
yeniden fethetmelidir. Bugüne kadar kendisini kandırdığı yalanların maskesini yırtmalı ve
hakikate doğru yola çıkmalıdır. Kendisiyle hesaplaşmalı, bu hesaplaşma esnasında fazla
mağrur ve ukala olmak yerine kendisine acımadan kıymalıdır. Acılarını dev aynasında
büyüterek yaşam enerjisini yitirmemelidir. Toplumun dışında değil, içinde olmalıdır. En
önemlisi de kendi kavgasını yapmalı, kendi mücadelesini vermelidir.

Kısacası insanlık, kendi kurtuluş reçetesini kendisi yazacaktır. Ama korkuların arkasına
sığınılarak miskinler kulübünde yazılacak bir reçete, insanlığın felaketi olacaktır.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Kanal İstanbul Yapılmalı mı
Kanal İstanbul Yapılmalı mı
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@