12.07.2020, 19:03 28

Muhasebat-ı Ahlakiye

  Fransızların meşhur bir atasözü vardır. ‘Mezar taşları gibi yalan söylemek.’

Egoizmin gölgesinde ahlak muhasebesi yapan bizler, Fransızların bu atasözünden bolca istifade ederiz. Ahlak muhasebesi yapmak elbette caizdir. Caiz olmayan bu ahlak muhasebesini yaparken kendi kendimizin aynası olamamaktır. Bu, abesle intikal bir haldir. Bundan da öte kişiliğimizi tırpanlayacak kadar tehlikeli bir haldir. Bizleri, irfanın en yüksek merhalesi olan kendimizi tanımaktan alıkoyar.

İnsani değerlerden o kadar çok uzaklaşmışız ki ahlak muhasebesi yaparken, öncelikle sorgulamamız gereken yaptığımız bu muhasebenin sıhhatidir. İyi niyetle yola çıkarak yaptığımız ahlak muhasebesinde her şeyi o kadar çarpıtıyoruz ki ferdi hatalarımız bile sosyal’in üzerinde kalıyor.

Mazoşizmin şehvetini kendimize yastık yapmış ve başımızı bu yastığa koyarak öyle bir derin uykuya dalmışız ki bir harabeye dönmüş maneviyatımızdan bihaberiz. Dünyanın maddi değerlerine kendimizi öyle kaptırmışız ki ruhumuz kapatmış pencelerini dünyaya ve bizleri, hastalıklı zihniyetimizle baş başa bırakmış. Ne halin varsa gör gibisinden. Küsmüş bizlere. Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış ya bu küslük o cinsten. Kendimizden bihaberiz.

Ahlaki çöküntümüzü kendimizden dahi saklayarak, bu ahlaki çöküntünün kişiliğimiz üzerindeki zalim ve kıyıcı yıkımını durduramayız. Kaçmak işin kolayıdır. Zor olan ise bu çöküntüyle dişe diş yüzleşmektir. Bunu göze alamazsak dilimiz başka, gözlerimiz başka şey söyler ki bu, bir uçurumdan kendini aşağı atıp paramparça olmaktan farksızdır.

Kendinize bu soruyu sorun. Cevaplarken de kendinize karşı dürüst olun. Ruhunuz, söylediğiniz yalanlardan artık sıkıldı. Bedeninizde bir yerlere saklanmak istemiyor. Bunun için gözlerinizin içine bakın ve ruhunuzun derinliklerine inerek kanadınızın kırık olduğunu görün. Size düşman olan dünyanın esaretinden kurtulun. Her şeyinizi yitirmiş olsanız da kendinizle buluşmaktan korkmayın. Çocuksu yanınıza sımsıkı sarılın. Onunla birlikte yürüyün bu hayat yolculuğunda. Böylelikle ahlak muhasebesi yaparken, kendinizden kaçmanıza gerek kalmaz.

‘Muhasebat-ı Ahlakiye’ isimli bir kitap vardı. Eskiden din derslerinde okutulurdu. Herkes, tüm zilletleriyle ve meziyetleriyle kendi ‘Muhasebat-ı Ahlakiye’ kitabını yazabilir. Bu kitabı, hissi ve fikri dünyasının kılavuzu yapabilir. En önemlisi de kendisiyle bu kitap sayesinde bütünleşebilir. Yaşamda gerçek bir dost istiyorsanız alın size gerçek bir dost.  

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Kanal İstanbul Yapılmalı mı
Kanal İstanbul Yapılmalı mı
banner37
Günün Karikatürü Tümü

Gelişmelerden Haberdar Olun

@