• BIST109.361
  • Altın153,268
  • Dolar3,8380
  • Euro4,5070
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -2 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Orta Doğu'daki Hareketlenmeler ve Sınırların Değişmesi

    Bilal OKUDAN

    ABD Başkanı Barack Obama, Kasım 2008’de Başkan seçilmesinin ardından ilk yurt dışı gezisini Mısır’a yapmıştı. Ziyareti önemli kılan olay, Mısır’ın başkenti Kahire’de Müslüman dünyasına hitaben konuşma yapmasıydı. Obama’nın Kahire Üniversitesi’nde yaptığı konuşma, Orta Doğu’da bir şeylerin değişeceğinin habercisi idi. Artık Dünya Siyonizm’inin değişik metotlarla uyguladığı sömürü planı, Batılı Halklar da dahil herkesin tepkisini çekmeye başlamıştı. Bu sebeple yeni kavramlar ve farklı stratejiler uygulanması gerekiyordu.

     Başkan Obama’nın Kahire’deki bu konuşması Ortadoğu’da tarihi bir milattır. Konuşmanın şifreleri açıktır. Orta Doğu Halklarına daha çok özgürlükten bahsetmektedir. Artık Orta Doğu Halklarının barış ve kardeşlik içerisinde yaşamaları gerektiğini savunmaktadır. Bu da ABD nin yeni dış politikasına dair yeni ipuçlarının göstergesidir. Aslında konuşma daha dikkatli dinlendiğinde yakında Orta Doğuda yaşanacak hareketlenmelerin habercisi niteliği taşıdığını göreceksiniz. Obama’nın konuşmasının büyük kısmını İsrail ve Filistin meselesi oluşturmuştur.

    Başkan Obama, “Amerika ile İsrail’in arasındaki bağ koparılamaz” ama, Filistin halkının kendi topraklarının arayışında çektikleri acıların artık bir son bulması gerektiğini vurgulamıştır.”Nasıl ki İsrail’in varlığı reddedilemezse, Filistin’in varlığına da karşı çıkılamaz. İsrailliler bunu kabul etmelidirler. Amerika Birleşik Devletleri, İsrail yerleşimlerinin yapımına devam edilmesinin meşru olduğu fikrini kabul edemez. Bu inşaatlar önceki anlaşmaların ihlalidir ve barış çabalarını zedelemektedir. Filistin halkının gündelik yaşantısını iyileştirmek barış yolunda önemli bir bölümü oluşturmalı ve İsrail, bunun başarılması için sağlam adımlar atmalıdır.”

    Obama’nın bu tarihi konuşmasının hemen ardından, 2011 yılında gelişmeye başlayan ve Arap Baharı diye adlandırılan, Tunus’ta, işsizlik, adaletsizlik ve yolsuzluk gibi sorunlar altında ezilen halkların başkaldırısı sonucu Devlet Başkanının istifası ile sonuçlanan süreç tüm Orta Doğu’ya bir anda sıçramıştı. Ardından Mısır ve Yemen olmak üzere Libya, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde de ayaklanmalar başlamıştı. Ayaklanmaların birçoğunda Halklar bu ülkelerin başındaki diktatörleri devirdiler.

    Dünya Siyonizm’i tarafından Soğuk Savaşın ardından ortaya atılan Küreselleşme, Yeni Dünya Düzeni ve Büyük Orta Doğu Projesi gibi birçok kavram ortaya atılmıştır. Aslında bu sürecin resmi başlangıç tarihi ve nedeni ABD’nin güvenlikten sorumlu danışmanı ve Eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın 7.8.2003 Washington Post gazetesinde yayınlanan yazısında görülmektedir.

    Condoleezza Rice: BOP ile Türkiye Dahil 22 Ülkenin Sınırları Değişecek. Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgili en çarpıcı açıklama 

    “Transforming The Middle East – Ortadoğu’yu Dönüştürmek.” Rice bu yazısında Fas’tan Basra körfezine kadar Ortadoğu’da bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceğini, Türkiye’nin de bunların içinde olduğunu vurgulamıştır. Okuduğumuz ve dinlediğimiz kadarıyla ABD Büyük Ortadoğu Projesi ile 7 hedefe ulaşmak istemektedir.

    1- ABD bu proje ile kendisine rakip olabilecek muhtemel bir gücün oluşmasını engellemek istemektedir.

    2- ABD bu proje ile rakipsiz askeri gücü teknolojik imkanı ile Ortadoğu bölgesini kontrol sevdasındadır.

    3- Amerika bu proje ile Ortadoğu bölgesinde bulunan petrol ve doğalgaz kaynakları üzerinde denetimini sağlamak istemektedir.

    4- ABD bu proje ile ayrıca İsrail’in emniyetini sağlama amacını gütmektedir.

    5- Avrupa Birliği, Çin ve Japonya’yı bu kaynaklardan uzak tutmak istemektedir.

    6- Ortadoğu Bölgesinde bulunan tüm petrol ve doğalgaz yataklarına serbestçe ve korkusuzca ulaşmayı hedeflemektedir.

    7- Onlara göre var olan ve İslâmî terör diye adlandırılan görünüşteki terörü önlemektir.

    Bugün Orta Doğu’da yaşanan olaylara bakıldığında Rice’nin tespitlerinin ya da öngörülerinin ne denli isabetli olduğunu görmüşsünüzdür. Kendi kurdurdukları ve İslami diye nitelendirdikleri terör örgütleri aracılığı ile bu ülkeleri istikrarsızlaştırıp hem bu ülkelere silah satmakta hem de bu ülkelerin doğal kaynakları olan petrol ve doğalgazlarını sömürmektedirler.

    Şimdi gelelim Obama’nın konuşmasının büyük bir kısmında ele aldığı İsrail ve Filistin meselesine. Orta Doğu ve İslam Dünyasının en hassas noktası ve Müslümanların ilk Kıblesi olan Mescidi Aksay’ı da içerisinde barından Filistin Topraklarının geleceği konusu hala netlik kazanmış değil. Siyonizm İsrail’in elini rahatlatmak maksadı ile komşu tüm ülkelerde çıkartılan kargaşaları desteklemektedir ve bu kargaşa vesilesi ile zayıflayan İslam Ülkelerinin Filistin konusunda seslerinin yükselmesini engellemek istemektedir. Yani Obama’nın konuşmasından bu yana İsrail’in Filistin Halkına yönelik baskı ve katliamları devam etmektedir. Dünya Kamuoyu zaten Filistin meselesine İslam Dünyası gibi kör ve sağır bakmaktadır.

    Geçtiğimiz ay Dünya basını ve ülkemiz basınında da pek yer bulmayan bir hadise yaşandı. Durup dururken İsveç ve İngiltere Filistin’i Bağımsız bir Devlet olarak tanıdığını duyurdu. Acaba gerçekten durup dururken mi yoksa gelecekte yaşanacak satranç oyununun bir hamlesi mi? Tıpkı Obama’nın Mısır’da Kahire Üniversitesinde durup dururken Orta Doğu Halklarına sahip çıkması ve ardından Orta Doğunun felakete sürüklenmesi gibi mi? Bekleyip göreceğiz.

    Yukarıda verdiğimiz iki somut örnek gösterdi ki Orta Doğuda hiçbir şey sıradan bir rastlantı değil. Arap Baharı dedikleri olay ise safsatadan öte bir şey değil. Bu ne enteresan bir Bahar! Orta Doğu kan gölüne dönmüş adına Bahar diyorlar. Evet konuya Dünya Siyonizm’i gözüyle bakarsak o zaman Bahar diyebiliriz. Çünkü her şey tamamen Siyonizm’in lehine dönmüş durumda. Böyle devam ederse çok yakında hayallerindeki sınırlara ulaşacaklar.

    • Yorumlar 2
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları