• BIST107.921
  • Altın153,999
  • Dolar3,8353
  • Euro4,5054
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 4 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    PKK Operasyon Zamanlamaları

    Bilal OKUDAN

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilk terör olayı ile 27 ocak 1973 yılında Türkiye’nin Losangeles Baş Konsolosu Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir’in şehit edilmesiyle tanıştı. Bu saldırılar 1983 yılına kadar devam etti. Birçok ülkede ki görevli Konsoloslarımız ve aileleri bu süre zarfında şehit edildi.

    PKK, 1973 ten başlayarak 1983 yılına kadar devam eden ASALA Terör Örgütünün ortadan kaldırılmasıyla kendisinden söz ettirmeye başladı. PKK, ilk eylemine 15 ağustos 1982 yılında Eruh ve Şemdinli deki askeri karakollara saldırarak başladı. Ama asıl kuruluşunun 1980 öncesine dayandığına dair veriler ve kanıtlar istihbarat kayıtlarında görülmektedir.

    PKK, içeriden beslenen ve desteklenen bir terör örgütü değildir. Kuruluşu 1980 öncesine dayanmasına rağmen hiçbir zaman çıkış yaptığı güneydoğu’dan istediği desteği bulamamıştır. Askeri teçhizattan gıda ihtiyaçlarına kadar hep dışarıdan beslenen bir örgüt olarak varlığını sürdürmüştür. Zaten Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarılı operasyonlarıyla Türkiye sınırlarında barınma imkânı bulamamış ve eğitim faaliyetlerini sınır dışında sürdürmek zorunda kalmıştır.

    PKK, operasyon yapma gücüne, ne hikmetse hep orta doğuda çıkan kargaşa sebebi ile Amerika’nın bu topraklara askeri operasyonlarının ardından, sahip olabilmiştir. 1990 yılında Irak’ın Kuveyt’i işgali ile başlayan ve Avrupa ve Arap Ülkelerinin desteğini alan ABD Ordusunun Irak’a saldırması ile başlayan süreçte orta doğuda oluşan kaostan faydalan ve aynı zamanda ABD tarafından silah ve mühimmat desteği alan PKK, yok olma noktasında iken yeniden canlanmıştır.

    1991 yılında Basra ve çevresinde başlayan Şii ayaklanması Irak Yönetimi tarafından çok sert şekilde bastırıldı. Fakat hemen ardından Irak’ın kuzeyindeki bölgede yaşayan Kürtler ayaklandılar. Irak Yönetimi Şii’lere uyguladığı şiddeti Kürtlere karşı da uygulayarak bu bölgede yaşayan 500 bin Türk ve Kürdün Türkiye’ye sığınmasını zoraki hale getirdi. İşte bu boşlukları iyi değerlendiren PKK kendisini gizleyerek bu gruplarla beraber sınırı geçerek Türkiye’ye girdiler. ABD tam da bu sırada  güya sözde Irak tehdidine karşı Türkiye’den İncirlik üstünü talep ederek almıştı. Bu üstlerdeki askerler kendi mühimmat ve teçhizatlarını Türkiye sınırları içerisinde tekrar barınma fırsatı bulan terör örgütü militanlarına veriyorlardı.

    PKK için artık toparlanma süreci başlamıştı. İncirlik üstüne yerleşeren ABD Ordusundan, yeteri kadar silah ve mühimmat desteği alan terör örgütü, ülkemizde terör estirmeye başlamıştı bile. Askerimiz, polisimiz ve sivil birçok vatandaşımız PKK nın uluslar arası güçlerden aldığı silah ve mühimmatla şehit edilmişti. Bunların arasında çok önemli komutanlarımız, üst düzey emniyet amirlerimiz ve gazetecilerimiz de vardı. Mesela uluslar arası güçlerin PKK ya olan desteğini belgeleyen Eşref Bitlis Paşa, Diyerbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan ve Gazeteci Uğur Mumcu.

    PKK, 2012 de  Türk Silahlı Kuvvetlerimizin başarılı operasyonlarıyla bitirilme noktasına gelmişti. Ama uluslar arası güçler boş durmayarak militan bulma noktasında sıkıntı çeken PKK terör örgütüne destek olabilmek için, Irak ve Suriye deki iç karışıklıkları bahane ederek yeniden PKK ya silah ve mühimmat desteğinin yanı sıra bu sefer insan kaynağı da temin ederek, ülkemizde çözüm sürecinin aktif bir şekilde ilerlemesi devam etmesine rağmen PKK nın ülkemizde operasyonlar yapmasına müsade etmeye başladılar. Kurgu yine aynı. Türkiye, ne zaman ayağa kalkmaya çalışsa, ülkesinde iç barış ve huzuru temin etmeye kalksa, hemen uluslar arası güçler orta doğuda kaos oluşturarak ülkemizi bu kaosun içerisine çekmeye çalışıyorlar. Tabi ki bu kaostan en fazla terör örgütleri nasiplenerek istedikleri gibi hareket edebiliyorlar.

    Anlatmak istediğimiz, bu coğrafyada yaşayan insanlar ve inanışlar arasında hiçbir sıkıntı yok. Uluslar arası güçler bu coğrafya ya müdahale etmeden önce, herkes huzurlu ve mutlu yaşıyordu. Osmanlı 500 sene bu coğrafya da huzur ve barışı sağlamıştır. Ama ne zaman 1. Dünya savaşında terbiye edilmemiş su aygırları gibi hareket eden Batı, bu coğrafyaya gelmiş. O gün bugündür kan ve göz yaşı eksik olmuyor Orta Doğu’dan.

    Bu terbiye edilmemiş su aygırlarının ne Türkler, ne Araplar, ne Kürtler, ne Aleviler, ne Sünniler, ne de Ermeniler umurunda. Asala terör örgütü amacına ulaşamayınca bu sefer PKK yı çıkardılar. Şimdi oda 2010 yılında zayıflayınca KCK diye bir yapılanma çıkardılar. Bu yapılanma ile de amaçlarına ulaşamayınca şimdi de büyük olasılıkla mezhepler üzerinden terör örgütleri çıkararak bu coğrafya da Müslümanlara asla rahat vermeyecekler.

    • Yorumlar 2
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları