Cuma , Haziran 22 2018

Rinosinüzit İhmale Gelmez


Sinüzit rahatsızlığı günümüzde Rinosinüzit olarak da tanımlanmaktadır. Bu rahatsızlığı vücutta gelişmesi enfeksiyonlar haricinde sık görülmez. Uzun süreli ilaç tedavisinde veya uygun tedavi edilse dahi iyileşme sürecinde ilerleme kaydedilemeyen hastalarda ameliyat tercih edilebilir. Rinosinüzitin toplum içerisinde ne kadar sık görüldüğünü tespit etmek ise doktora başvuru olmadığından dolayı oldukça zor. 
    

Liv Hospital Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nesil Keleş, sinüzit rahatsızlığının belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. 
    

Akut Rinosinüzit rahatsızlığı görülen hastalarda başlıca belirtiler ise geniz akıntısı, göz çevresi, alın ve yanaklarda ağrı, koyu, sarı-yeşil burun akıntısı, koku ve tat bozukluğu, hassasiyet, basınç hissi, diş ve üst çenede ağrı ile geceleri artan öksürüktür. Bu belirtilerle birlikte kulak ağrısı, ağız kokusu, boğaz ağrısı, halsizlik, ateş, şiddetli enfeksiyonlar, menenjit ve görme kaybı riski artar. Bu tip durumlarda hasarı en asgariye indirebilmek için acil müdahale edilmelidir. Akut Rinosinüzitin astım ataklarını tetikleme ihtimalide vardır. akut Rinosinüzitin yol açtığı kulak enfeksiyonlarına ise çocuklarda daha sık rastlanır. 
    

Bol Su Tüketilmeli
    

Günümüzde klinik muayene, endoskopi ve radyolojik tetkikler neticesinde Rinosinüzit (RS) teşhisi konulmaktadır. Burun muayenelerinde ise anterior rinoskopi veya nazal endoskopi teknikleri kullanılmaktadır. Teşhis konulmasında hastanın şikayetlerinin dikkatli değerlendirilmesi ve kulak-burun-boğaz muayenesinin yapılması kafidir. Akut rinosinüzite teşhis konulması için konvansiyonel sinüs grafiklerine ihtiyaç duyulmaz. Rinosinüzit, tedaviye cevap vermiyorsa veya sık tekrar ediyorsa Bilgisayarlı Tomografi (BT) çekilebilir. Akut Rinosinüzit rahatsızlıklarında komplikasyon şüphesi uyandıracak semptom ve bulgular tespit edilirse BT ya da Manyetik Rezonans (MR) istenebilir. Akut rinosinüzite teşhis koymak için Bilgisayarlı Tomografiye gereksinim duyulmaz. Rinosinüzit tekrarladığı ya da tedaviye direnç gösterdiği takdirde KBB hekimince nazal endoskopinin ardından yine KBB hekimince gerek görülüyorsa Bilgisayarlı Tomografi çekilebilir. 
    

Akut Rinosinüzitin tedavisinde genellikle medikal yani ilaç tedavisi yeterli olmaktadır. ancak Rinosinüzit tekrar ettiği takdirde veya klinik bulgular neticesinde cerrahi yönteme başvurulabilir. Nazal polip, alerji gibi alt etkenler mevcut değilse cerrahi müdahaleden sonuç alınması ihtimali oldukça fazladır. Akut viral Rinosinüzitler veya viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının görüldüğü durumlarda hastanın şikayetlerini azaltıcı tedaviler uygulanmalıdır. Bu tip durumlarda tamponlanmış tuzlu su ile burun sık temizlenmeli, bol su tüketmeli ve ateş düşürücü ilaçlar kullanılmalıdır. Hastada, viral üst solunum yolu enfeksiyon rahatsızlığı varsa kesinlikle antibiyotik kullanılmamalıdır. Antibiyotik, semptomların yedi günde daha fazla sürdüğü, tedaviye yanıt alınamadığı, şiddetli semptomların görüldüğü hastalarda kullanılabilir. Tamponlanmış tuzlu su veya serum fizyolojik solüsyonları ile nazal irigasyon, güvenli bir tedavi yöntemi olduğu gibi rinit semptomlar üzerinde de etkendir. Mukolitik yani balgam-salgı yumuşatıcılar, mukus vizkoitesinde azalmaya yol açsalar da Rinosinüzitin klinik tedavisinde herhangi bir etkenliği saptanmamıştır.            
 

About

Check Also

Bahar Temizliğinde Temizlik Maddelerine Dikkat!

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, bahar ayının gelmesiyle birlikte bahar temizliği yapan vatandaşlara yönelik uyarıda bulundu. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir