• BIST110.268
  • Altın174,389
  • Dolar4,0938
  • Euro4,9967
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C
  • GAZETELER
  • Günün Manşetleri
Tüm Gazete Manşetleri »

Şeker Tüketmezseniz Ne olur?

Hiç şeker tüketmeyen bir aileye ne mi oldu? Eve O. Schaub tarafından kaleme alınan ve Berfun Çağinli'nin Türkçeye çevirdiği yazıda, 1 yıl süresince şeker ve şekerli yiyecekler tüketmeyen aile bireylerinin yaşamındaki değişikliklerden bahsediyor.
Şeker Tüketmezseniz Ne olur?
Şeker Tüketmezseniz Ne olur? Şeker Tüketmezseniz Ne olur? Şeker Tüketmezseniz Ne olur?

Hiç şeker tüketmeyen bir aileye ne mi oldu? Eve O. Schaub tarafından kaleme alınan ve Berfun Çağinli'nin Türkçeye çevirdiği yazıda, 1 yıl süresince şeker ve şekerli yiyecekler tüketmeyen aile bireylerinin yaşamındaki değişikliklerden bahsediyor. 
    

Bir zamanlar sağlıklı olduğumu düşünüyordum. Günümün tamamını geçirebileceğim yeterli enerjim olmasa da enerji eksikliği yaşayan tek kişinin ben olmadığımı biliyordum. Ailemdeki tüm bireylerin, soğuk algınlığı ve grip sezonundan aşırı korktuğunu ve Ocak ayı içerisindeki misofobi yani mikrop bulaşmasına karşıda aşırı korku geliştirdiklerinin farkındaydım.
    

Şekerin vücudumuzdaki etkileri ile ilgili bir takım rahatsızlık verici yeni bilgiler öğrenene kadar kendimde bu tür korkulardan muzdariptim. Uzmanların birçoğu tarafından birçok Amerikalı'nın şişman ve hasta olmasının ana sebebinin şeker olduğu dile getiriliyor. Bu konu üzerine düşününce söylenenleri mantıklı bulmaya başladım. Amerika'da her yedi kişiden birinin metabolik bir hastalığa var. Her üç Amerikalı'dan biri ise obez. Diyabet oranı hızla yükselmekte ve kardiyovasküler rahatsızlıklarda da Amerikan halkının bir numaralı katili şeker. Bu tür rahatsızlıkların tümü ve daha fazlasının ana kaynağı beslenme alışkanlıklarımızda bir türlü vazgeçemediğimiz madde olan şeker. 
    

Bütün yeni bilgileri toplayarak formüle ettim. İçeriğinde ilave şeker olan gıdaları tüketmeden koskoca bir yılı geçirmenin ailem açısından ne kadar zor olacağını bizzat görmek istedim. Sofra şekeri, akçaağaç şurubu, agave veya meyve suyu gibi içeriğinde ilave tatlandırıcı olan hiçbir şeyi tüketmeyecektik. Tatlı orijinal ve doğal kaynağına (örneğin, bir parça meyve) bağlı olmazsa kesinlikle tüketilmeyecekti. Araştırmalarımız neticesinde tortilla, sosis, tavuk suyu, salata sosu, söğüş et, kraker, mayonez, pastırma, ekmek ve hatta bebek maması gibi gıdaların içeriğinde dahi şeker olduğunu tespit ettik. Bu gıdalara şeker eklenmesinin nedeni ise daha lezzetli ve raf ömürlerinin uzun olmasını sağlamak, paketlenmiş gıda üretiminde maliyeti düşürmek. 
    

Bu çok güç algılansa da içeriğinde ilave şeker olmayan gıdalar tükettikçe kendimi gerçek ve somut olarak daha iyi ve enerjik hissediyordum. Eylül ayına doğru damak tadımızın yavaşça değiştiğini ve her ay bir kereye mahsus yaptığımız içeriğinde gerçek şeker olan tatlı kaçamağımızdan da daha az zevk almaya başladık. 
    

Şeker tüketmeden geçirdiğimiz bir yılın sonunda kazanımlara yönelik bir hesap yaptım. Çocuklarımın okuldaki devamsızlıklarında %95 azalma oldu. Kendimi o kadar sağlıklı hissediyordum ki bedenim şeker tüketmediğim koskoca bir yıl için bana adeta teşekkür ediyordu. Vücudum o kadar enerjik ki enerji konusunda hiçbir telaşım kalmadı. Artık girip sezonundan da ailecek korkarak yatağın altına saklanmıyoruz. Artık ailecek daha az hastalanıyoruz ve hastalandığımız zamanda çok çabuk iyileşiyoruz. Şeker tüketmediğimiz bir yılın ardından çok daha sağlıklı, güçlü ve zindeyiz. 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

Diğer Haberler