• BIST108.153
  • Altın153,903
  • Dolar3,8325
  • Euro4,5073
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -1 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Sempatik Plastik

    Öğr. Gör. Uğur SOYKAN

          Plastikler, hafif oluşu, dayanıklılığı, güvenilir bir ambalaj olması ve en önemli özelliği olan değişik biçimlere girebilmesiyle çağımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Peki, ona plastik denmesinin sebebi nedir? Aslında bu çok açıktır; Yunanca’ da istenilen şekli alabilen anlamına gelen “plastikos” kelimesinden gelmektedir. Plastiklerin dünyamızda neden bu kadar önemli olduğunu kavramak hiç de zor değildir aslında, şöyle bir etrafa göz gezdirmemiz yeterli olacaktır sanırım; gıda ambalajı, poşet, naylon, bazı araba ve bilgisayar parçaları, pencere, diş fırçası, kıyafet, yalıtım köpüğü ve hatta evde annelerimizin kullandığı teflon bile bir plastik ürünüdür. Plastikler bilimsel olarak, birbirine kimyasal olarak bağlı molekül birimlerinin, yinelenmesiyle ortaya çıkan uzun zincirli yapılar olarak adlandırılabilir yani siz kendinizi tek başınıza bir molekül birimi olarak düşünür iseniz, halay çekmeye karar verdiğinizde birbirinize bağlanarak oluşturduğunuz uzun zincire plastik deniyor işte! Aslında plastikleri diğer yapılardan ayıran en büyük özelliktir uzun zincirli yapıda olması ve onu essiz kılan karakteristikleri de bu sayede kazanır zaten. Yani plastikler bulunduğuz her yerde bize eşlik eden gizli kahramanlardır aslında.

           Hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum her plastik malzemenin üzerinde geri dönüşüm işareti içerisinde yazılmış durumda bazı sayılar vardır, bu şekle eminim hiç yabancı değilsinizdir.Bu geri dönüşüm işareti hammadde olarak tekrar imalat süreçinin olmasına, sayı ise kullanılan plastik malzemeyi bize anlatır. Genel olarak birden altıya kadar olan sayıları çok sık rastlarız plastiklerin üzerlerinde. 1 rakamı PET’i (polietilentereftalat), 2 ve 4 rakamı PE’ni (yüksek ve düşük yoğunlukta polietilen), 3 rakamı PVC’yi (polivinilklorür), 5 rakamı PP’i (polipropilen) ve 6 rakamı PS’i (polistiren) anlatır yani kullandığımız plastik malzemeyi tanıtır bizlere. Aldığımız bir su şişesinin üzerinde geri dönüşüm içindeki 1 rakamını, gıda amlalajlarında ise 2,4 ve 5 rakamlarını rahatlıkla görebilirsiniz.

         Plastiklere bu açıdan bakıldığında bize masum yüzünü gösteriyor olsa da, çevre açısından bu böyle değildir. Her yıl dünyada milyonlarca ton çeşitli plastik malzeme üretilmektedir. İmalat sırasında, insan sağlığına zararlı klorlu bileşikler, zehirli emisyonlar üreten fosil yakıtlar, hücre tümör oluşumuna neden olan bisfenol A ve bunun gibi birçok atıkların oluşması söz konusudur. Buna ilaven, plastiklerin içerisinde, renk verme, ısı ve ışık dengelenmesi, yanma etkisi gibi bazı özelliklerin kontrolü için katkı maddelerin kullanımı da söz konusudur, tabii bunların da zararsız olduğu pek söylenemez. Plastiklerin doğada yok olma süresinin yaklaşık bin yıl olması da cabası… Bütün bu nedenlerden dolayı her türlü üretim sürecinin riski ve çevre üzerindeki etkisi dikkatli bir şekilde ele alınmak zorundadır.

          Bütün bu sorunları, günümüzde artık bio-plastik malzemeler üretilmesi esaslı çalışmalar çözecek gibi görünüyor. Bio-plastikler, uygun şartlarda doğada bir ay içerisinde tamamen çözünebiliyorlar. Doğa dostu yani! Üstelik ayrışma evresinde açığa çıkan karbondioksit, doğadaki dengeyi de koruyor. Ama   küresel plastik üretiminin henüz çok küçük bir kısmını oluşturuyor olması biraz can sıkıcı.Ama şundan eminim ki, gelecekte bio-plastiklerin üretiminin artması, plastikleri parlayan bir yıldıza dönüştürecek ve sağlıklı oluşuyla daha fazla kullanım alanına sahip olacaklardır !!!  

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları