Pazartesi , Temmuz 16 2018

Sessiz Öfke


Hepimiz, ahlak ve insani değerlerle kendimizi donatarak insan olmak için gayret etsek de bir de bilinçaltına attığımız doğduğumuz andan itibaren yaşamın bizi hırpaladığı gerçeği var ki bu gerçek, içimizi yaşama karşı öfkeyle dolduruyor. Bu öfkeyi kendimizden dahi sakladığımız için yaşantılarımıza sessiz bir öfke hakimdir. 
    

Bu sessiz öfkeye rağmen yaşamın bize çizdiği yolda ilerlemeye devam ediyoruz. Tüm vefasızlıklara, komplolara, yaşantılarımızı saran cehalete rağmen ayakta kalmaya çalışıyoruz. 
    

İçimizdeki sessiz öfkemiz geçmişe göre çok daha fazla. Bunun en büyük nedeni ise yaşamdaki tek kazanımın ekonomi olduğuna inanmamızdır. Bu inanışın yaşantılarımızda yol açtığı ‘ekonomik kazanç’ olarak adlandırılacak savaş ise geleneklerimizi, göreneklerimizi, törelerimizi ve insani değerlerimizi yerle bir etti. İnsanlar, maddi olarak zenginleşmeye çalışırken, manevi olarak cehalet bataklığına saplandı. Günümüzde maddi olarak çok iyi imkanlara sahip olsak ve her şeye kolay ulaşsak da manevi açıdan büyük bir yokluk, yoksunluk ve sefalet içerisindeyiz. Bunun yol açtığı cehalet ise içimizdeki sessiz öfkeyi her geçen gün büyütüyor. 
    

Bizler, yaşantılarımızdan maneviyatı bu kadar dışlamışken yaşantılarımıza yeni bir ruh vermenin peşindeyiz. Ancak bu ruhu, bu koşullar içerisinde vermemiz imkansız. Bunu başarmak için yaşantılarımıza hakim olmuş cehaletle savaşmamız gerekiyor. Kendimizi ekonomik olarak kalkındırmaya verdiğimiz önemden daha fazlasını manevi kalkınmaya vermeliyiz. Sinemaya, tiyatroya, eğitime, kitap okumaya, güncel olayları ve dünyayı takip etmeye önem vermeliyiz. Maddi tarafımızla manevi tarafımızı bütünleştirmemiz gerekir. 
    

İçimizdeki sessiz öfkeyi dindirmek ve yaşantılarımızı kalitelileştirmek için cehalete karşı vereceğimiz savaş, sadece bireysel çabalarla da kazanılamaz. Bunun için toplumsal bir çabaya da gereksinim vardır. Onurlu, faziletli, ahlaklı ve özgür bir yaşamı dinamitleyen cehaletle ve içimizdeki sessiz öfkeyle mücadele etmemiz gerekir. 
  

İşe ilk önce kendimizle yüzleşmeyle ve sonrada kendimizle hesaplaşmayla başlamalıyız.    

About Şener Koştu

Check Also

Kendimize Sormamız Gerekenler

Neden asabiyiz?      Toplumsal baskı ve ötekileştirmeye maruz kalıyor muyuz?     Sevgisizlik ve şiddet neden …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir