• BIST109.156
  • Altın153,298
  • Dolar3,8173
  • Euro4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 1 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Teslim Olmaktan Ne Anlıyoruz?

    Bahadır YENİŞEHİRLİOĞLU

    Her şeyi bir ön kabulle sorgulamadan ve test etmeden uygulama olarak mı görüyoruz?

    Aklı kapının önünde bırakma olarak mı görüyoruz?

    Hayır, ben bunu kabul edemem. Eğer istenen ve beklenen teslimiyet buysa doğru olduğunu düşünmüyorum.

    Tasavvufta teslimiyet bambaşka bir şey oysa. İyilerini tenzih ederim ama riya kokan davranışlar içinde olmak teslimiyet göstergesi değil. Bunlar, kabuktaki şeyler.

    Teslimiyetin özüyle alakalı şeyler değil. Teslim olmak bir irade işidir. Yüksek bir bilinç ister ve bunun neticesinde ölümüne bir birlikteliği kapsar. Elbette kaideleri, kuralları vardır.Kaynağa sıkı sıkıya bağlı böylesi bir teslimiyet elbette gerçek bir teslimiyettir.Nebevi metot bize bunu öğretir.

    Yapıyorsa bir bildiği vardır mantığı kazanç getirmez.İslam dünyasının işbirlikçi idarecilerinin insanlara bunu öğütleyerek afyon etkisi oluşturmaları sona ermeli. Yakın çevremizdeki insanlara ne kadar cahil ve bilgisiz bırakıldıklarını, sisteminde bundan nemalandığını, onların sömürüldüğünü anlatmak gerek.

    Küresel sömürü düzeni ve çıkar şebekelerinin devamlılığını sağlamak için bütün Dünyada siyasi yolsuzluklar yaparak, kendi yandaşlarının mevkii sahibi olmasını sağlıyor.Bu konuda en acımasız entrikalara girmekten çekinmiyor.Binlerce insanın ölümünü yok sayıyor .İnsan olarak bile görmüyor. Muhalif politik figürler, genç aktivistler yargılanmadan yasadışı olarak kurulan hapishanelerde hapis altına alınıyorlar, bazı öğretim üyeleri, din adamları ve gazeteciler muhalif kişilikleri nedeniyle dışlanıyorlar,yada öldürülüyorlar.

    Kutsal bilinen ne varsa çiğneniyor ve İslam dünyası her geçen gün daha da acizleştiriliyor.

    Dünyanın pek çok yerinde İnsanlar açlık sınırında, pek çok yerde vahşi bir sömürü düzeni devam ederken artık insanlara sabrı ve kanaatkâr olmayı söyleminin bir manası var mı?

    Sömürü düzenine karşı insanları uyarmak, aydınlatmak en büyük erdem haline gelmiş durumda.

    Mehdi beklentisi içerisin de onları uyuşturmanın ne kadar acı verici olduğunu görmek gerçekten acı verici.

    Bir kurtarıcı bekleme yerine ,kendilerine inanmaları gerekir,sistemi değiştirecek olanın kendileri olduğunu bilmeleri artık en önemli mesele olarak karşımıza çıkıyor.

    Herkesin gerçekten neye inandığını  ve kaynaktan ne kadar uzakta olduğunu belirlemesi zamanı geldi de geçiyor..

     

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları