• BIST109.330
  • Altın156,133
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -2 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Türk Futbolu Nereye Gidiyor?

    Ali Yiğit KUTLUCA

    Süper Lig ve Milli Takım… Bu ikisi düşünüldüğünde akla gelen ilk şeyler genel olarak 3 kavramın altında toplanıyor. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray…

    Evet… Türk Futbolunun lokomotifi 3 takım, 3 ezeli rakip ve Tırnak İçinde Futbolumuzun devleri…

    Türk Futbolunu sırtlayan bu 3 dev aynı zamanda onun çöküşünün de sebebi… Neden mi? Çünkü onlar iyi olduğunda Milli Takım iyi, kötü olduklarında ise her şey çok kötü. Gerçi son 15 yıldır iyi olan hiçbir şey de yok ama lafın gelişi işte…

    Ligimiz malum nedenden dolayı daha yeni 1 hafta ara verdi. Türkiye Kupası maçları bugün başlıyor ve futbol, lig ile birlikte kaldığı yerden devam edecek. Bu konuyla ilgili birçok şey yazıldı çizildi, ben de yazdım. Bu yazıda ise başka bir konuya dikkat çekmeye çalışacağım…

    Önceki birçok yazımda Türk Futbolunda yönetim odaklı sorunları değerlendirmeye çalıştım. Genelde Mali konular nedeniyle daha çok Galatasaray ve Beşiktaş’ı yazmaya çalışmıştım. Üç büyükler arasında bu iki takımımız çok kötü yöneltilmiş ve mevcut yönetimler de halen eski kara defterleri temizlemeye çalışmaktadır.

    Futbolun kötü giden birçok yönünden biri olan mali konularda sadece bu iki kulüp değil, birçok kulübümüz kötü bir sınav veriyor. Fakir olduklarından değil, sadece ellerindeki 1’i 5 olarak görüyorlar. Mesela Orduspor, Süper Lige çıktılar, paraları savurup görece yıldız isimleri getirerek kulübü ağır bir borç yüküne soktular. Küme düşünce de bu oyuncuların alacaklarından dolayı takım, gençlere emanet. Birçok kulüp oynayan oyuncuların en az 1 taksitini ödememiş durumda. Hep geriden geliyorlar. Birçoğu da gönderdiği futbolcunun parasını bile ödemeyi kendine yük görüyor. Bursaspor, Samsunspor, Bucaspor ve daha birçok örnekle karşılaştık.

    Bu konuda diğer takımlardan farklı iki kulübümüz vardı. Gençlerbirliği ve Fenerbahçe…

    Gençlerbirliği özellikle bulduğu oyuncuları büyük takımlara büyük kârlarla satarak finansal durumunu dengede tutuyor. Akıllı bir transfer politikası ile dengelerini çok koruyor. Diğeri ise Fenerbahçe idi.

    Fenerbahçe, Türkiye’nin belki de en zengin takımı… Aziz Yıldırım’ın uzun süren başkanlığı ile finansal yönde birçok atılım gördük. Hep kendi dediğinin olmasını istese de kulüp iyi bir tabanda ilerliyor. O kadar tek adam olmuş ki biraz daha zorlasa Teknik Direktöre bile gerek duymayacak.

    Fenerbahçe de artık sanki miadını doldurmuş gibi… Bu sezon şampiyon olurlar mı bilmem ama gelecek sezon adına çok da ümitli değilim. Mevcut kadroyu yavaş yavaş yenileme adına sınıfta kalmış durumda. Takımın yaş ortalaması 29.9, seneye 30’u geçecek. Transfer anlamında gelecek yıl en az 6-7 oyuncu almaları lazım.

    Bu yıl aldıkları tek oyuncu ise sorun oldu çıktı. Ne oynatabildiler ne de Parasını zamanında ödediler. Şikayet üzerine sorun çözülmüş olsa da bu bile yönetimin ne kadar iki yüzlü davrandığını gösteriyor. Profesyonel bildiğimiz az sayıda kulüpten birisiydi Fenerbahçe… Bu sorun bize bir kez daha Türkiye’de profesyonellik anlamında çok eksikliğin olduğunu gösterdi. Yani iyi bildiğimiz Fenerbahçe bile sözleşme imzalasa da oynatmadığı futbolcuya parasını vermeyebilir.

    Finansal açıdan birçok sorun, kulüplerimizi kemiriyor. Bunlara iyi bildiğimiz Fenerbahçe gibi bir büyüğün eklenmemesi, en büyük temennimiz. Çünkü Fenerbahçe de bu kulüpler arasında kendini bulursa diğer takımlara alacak örnek kalmayacak.

    • Yorumlar 1
    • Facebook Yorumları 0
      Yazarın Diğer Yazıları