• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Türk Futbolundaki Kötü Gidiş, Yabancı Kuralı ve Arda Turan

    Ali Yiğit KUTLUCA

    Türk futbolu, son 5-6 yıldır en kötü dönemlerinden birini yaşıyor. Milli Takımımız, en son 2008 Avrupa Futbol Şampiyonasına katılma başarısını gösterdi. Son 3 büyük turnuvaya katılamadık ve şu anki formatıyla iyileştirilmiş olan EURO 2016 elemelerinde bile şansımız yok denecek kadar az. Milli takım olarak iyi futbol oynayamıyor, başarılı sonuçlar alamıyoruz.

    Şike süreci ile kulüp takımlarımız tam bir kaosa sürüklenmiş, birçok takımımız Avrupa kupalarından men edilmiştir. Kötü finansal yönetim ile birlikte yine Avrupa kupalarından Men olmaya devam ediyoruz. Şu anki durum da gösteriyor ki Finansal Fair Play aracılığıyla bu menlerin devamı da gelecektir. Bunlar, futbolumuzun çöküşünde görünen en açık kanıtlar ve daha bunlar gibi birçokları da mevcut…

    Peki Türk Futbolundaki kötü gidişin nedeni ne olabilir? Neden bir türlü başarıya ulaşamıyoruz? Neden eskisi gibi Türk Yıldızlar yetiştiremiyoruz? Bu soruların cevaplarını, son günlerde oldukça gündemde olan Federasyon uygulamaları ve yabancı kuralı üzerinden cevap vermeye çalışacağım.

    FEDERASYON VE UYGULAMALARI

    Türkiye Futbol Federasyonu, Türk Futbolunun en yukarısında bulunan karar merciidir. Türk Futboluna yön veren ve özellikle de milli takımla ilgili kararları alan bir kurumdur. Son yıllarda şike sürecinde Federasyon’un izlediği yol, Milli Takımın başına getirilen Hocalardaki yanlış kararlar (Hiddink ve Abdullah Avcı seçimleri) ve son olarak da yabancı kuralının her dönemde değişmesi, en göze çarpan uygulamalardı.

    Özellikle yabancı kuralının sık sık değişmesi, ya da bir yabancı sınırlamasının olması, Türk Futbolcuların daha iyi olmalarının aksine onların kendilerini geliştirmemelerine neden olmaktadır. Büyük Takımlarda oynayan Türk Futbolcular, nasıl olsa bana sınırlamadan dolayı ihtiyaçları var diye düşünerek hem en yüksek paraları istiyor hem de kendi futbolunu geliştirmeye çalışmıyor. Bunun sonucu olarak da yurtdışına transfer olma gereksinimini hissetmeden burada yüksek paralar kazanıp futbol adına belirli gelişimi göstermiyorlar. Büyük liglerde bulunan Avrupa takımları da Türk takımlarında kazanılan paraları vermeyecekleri için oyuncuya transfer teklifi yapmayı bile düşünmüyorlar. 

    YABANCI KURALI OLMASAYDI PEKİ NE OLURDU?

    Takımların Türk Futbolculara eskisi kadar bi bağımlılığı kalmayacak, Yurtdışından belki de şu an ki verdikleri maaşın 3’te 1’i karşılığında daha yetenekli gelişime açık futbolcuları oynatacaklar. Hem kulüpler aşırı bir finansal sıkıntı içine girmeyecekler hem de Türk Futbolcular, yurtdışı tercihini daha fazla kullanma yoluna gideceklerdir.

    En azından şu anki formda, gelişime açık, Türkiye’de çok para kazanan Türk oyuncularımız; Burak Yılmaz, Caner Erkin, Selçuk İnan vb.. gibi birçokları 2’şer milyon Euro’ları almadıkları için yurtdışına gitme yolunu seçeceklerdir.

    Bu yolla birlikte, Türkiye’deki futbolcular, takıma girme adına daha fazla rekabete girecekleri için hep formda olma gereksinimi içinde olacaklardır.

    AVRUPA OYUNCUSU ARDA TURAN

    Arda Turan örneğine bakarak yazımı bitireceğim. Atletico Madrid’te çok başarılı bir dönem geçiren Arda Turan, bu kulübe giderken takımı Galatasaray’a da iyi bir para kazandırdı. Arda’yı biz sol önde bir hücum oyuncusu olarak tanırdık. Orada rakibi geçer, çalım atar, orta yapar, ceza sahasına girer gol arardı. Bunun dışında takım savunması adına fazla da bi katkısı yoktu. İspanya’ya gitti, bu özelliklerinin yanına savunma ve pozisyon bilgisi adına çok önemli teknik beceriler de elde etti. En önemlisi de bir Avrupa Futbolcusu zihniyetini edindi. Artık daha profesyonel ve herkes onu tanıyor. Çok büyük bir tecrübe… UEFA’da belki de yılın 11’ine girecek…

    Kazandığı para ne peki? Çok da fazla değil, 3.7 milyon Euro… Onun kalitesinde belki de şu anki performans olarak Diego Ribas’ın aldığı ücret ise ortalama 5 milyon Euro…

    Burak Yılmaz 2 Milyon 750 Bin EURO ve maç başı 25.000 Euro alıyor. Arda Turan Avrupa oyuncusu, Burak Yılmaz ise sadece bir Türk oyuncu. Eğer o da Avrupa oyuncusu olsaydı parayı ikinci plana atıp onu isteyen Atletico Madrid’e giderdi.

    Bu yabancı kuralı devam eder ve sonucunda da bizim takımlarımız bu oyunculara değerinin kat kat üstünü verirse 20 yılda bir bi Arda Turan’ı anca çıkarırız…

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları