• BIST110.231
  • Altın174,494
  • Dolar4,0907
  • Euro4,9982
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C
  • GAZETELER
  • Günün Manşetleri
Tüm Gazete Manşetleri »

Tuzun Sağlığa Etkisi

11-17 Mart tuzun sağlığa etkisine dikkat çekmek için 'Dünya Tuza Dikkat Haftası' ilan edilmiştir. Kimyasal etkileşim neticesinde meydana gelen tuz, etkileşime girdiği kimyasal bileşenlere göre çeşitlilik gösterir.
Tuzun Sağlığa Etkisi
Tuzun Sağlığa Etkisi Tuzun Sağlığa Etkisi Tuzun Sağlığa Etkisi

11-17 Mart tuzun sağlığa etkisine dikkat çekmek için 'Dünya Tuza Dikkat Haftası' ilan edilmiştir. Kimyasal etkileşim neticesinde meydana gelen tuz, etkileşime girdiği kimyasal bileşenlere göre çeşitlilik gösterir. Halk tarafından yemek tuzu olarak bilinen sodyum klorür, besinlere lezzet kattığından dolayı besinler hazırlanırken ya da pişirilirken kullanıldığı gibi besinlerin uzun ömürlü olması ve saklanması için de kullanılmaktadır. 

Zeytin, sucuk, peynir, pastırma gibi besinler hazırlanırken, turşu ve konserve salamura edilirken kullanılan yemek tuzu sadece besinin ömrünü uzatmaz, lezzetinin artmasına da katkı sağlar. Tuz, antiseptik ve nem çekici özelliğe sahip olduğundan dolayı besinlerin bozulmasına yol açacak bakterilerin üremesini engelleyerek besinlerin ömrünü uzatır. Tuzun içeriğinde yer alan sodyum, vücuttaki sıvı dengesinin sürdürülebilir olmasını sağlar. Tükettiğimiz gıdalar sayesinde vücudumuza giren sodyum, sıvıların dengesini ve basıncını düzene sokar. Yine hücrelerin içinde ve dışında yer alan su, sodyum sayesinde dengeli olur. Sodyumun vücudumuzdaki işlevleri ise elektrolit, sıvı, asit baz dengesini sağlar, sinirleri uyarır, kan basıncını düzene sokar, normal kas hareketlerini sürdürülebilir kılar. Tuzun aşırı tüketilmesinin yol açtığı rahatsızlıklar ise hipertansiyon, kardiyovasküler rahatsızlıklar, kanser, osteoporoz, tansiyon yükselmesi, ödem ve çok sayıda rahatsızlıktır. Sıvı elektrolit dengesini sağlayan böbrek, tuzun aşırı tüketiminden olumsuz etkilenir. Tuzun içeriğindeki sodyum, vücut için vazgeçilmez olsa da kesinlikle aşırı tüketilmemelidir. Tuzu sıfır tüketmek ise imkansızdır. Çünkü tükettiğimiz gıdalar sayesinde doğal yoldan tuz alıyoruz. 

Ülkemizde tuz tüketiminin 2008 yılında günlük 18 gram olduğu ve bununda dünya ortalamasının 3 katına tekabül ettiği yapılan bir araştırma ile tespit edilmiştir. Ülkemiz için felaket anlamına gelen bu sonuç karşısında harekete geçen Sağlık Bakanlığı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, ekmek, peynir, salça gibi işlenmiş gıdalardaki tuz miktarını düşürmüş, menülerde yeteri kadar tuz kullanımına gitmiş ve masalardan tuzluğun uzaklaştırılması gibi alınan tedbirler halen uygulanmaktadır. 2012 yılında yenilenen araştırma sonuçlarında ülkemizdeki tuz tüketiminin günlük 15 grama düştüğü saptanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından tavsiye edilen günlük tuz tüketimi 5 gramdır. Ülkemiz, tuz tüketiminde Japonya'nın ardından ikinci  sırada gelmektedir. Tuzun kullanımındaki miktar, tuz türüne göre değişkenlik göstermektedir.
 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

Diğer Haberler