• BIST104.123
  • Altın145,971
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »
    • CANLI PAYLAŞIM
    • Yazarlarımız
    Tüm Yazarlarımız »

    Varlık İçinde Ölenler

    Bilal OKUDAN

    İsrafı önlemek amacıyla dünya genelinde yapılan görsel ve işitsel reklamlar aracılığı ile harcanan para ile her gün gıda ve ilaç yetersizliğinden ölen on binlerce çocuğun ölmesini engelleyebilecek miktarda para harcanmaktadır. Yani bu bahsettiğimiz miktar israf değil israfı önleme amaçlı duyurular için harcanan para. Düşünün ki israfın külfeti ne kadardır.

    5 yıldızlı Oteller ve restaurantlarda yapılan israfla, dünya genelinde ne kadar açlıktan ölen insanlar varsa hepsini doyuracak kadar yemek çöpe atılıyor. Ya da duş alırken ve dişlerimizi fırçalarken israf ettiğimiz suyla, Afrika'da susuzluktan ölenlerin su ihtiyacını karşılayacak kadar suyu boşa akıtıyoruz.

    Birde para ve teknoloji israfına ne diyeceğiz. Başta şahsım olmak üzere dünya  genelindeki insanların bir çoğu ihtiyacını karşıladığı halde, ellerindeki teknolojik cihazları yenileri çıktığı anda değiştirmektedirler. Yapılan bu israfla, yaşadıkları coğrafyalarda yerin sadece yirmi metre altındaki kaynak suyunu, ellerinde bulunmayan teknolojik imkanlar yüzünden çıkartamayan ve susuzluktan ölen insanların olduğu günümüzde yaşıyoruz.

    Zevkimize harcadığımız fazladan paralarla aylık geliri 50 dolar olan ve aldığı bu 50 dolar ile ailesini doyurmakla kalmayıp, aynı zamanda sağlık giderlerini karşılamaya çalışan insanların olduğu dünyamızda, verilecek hesabımızın çok ağır olacağı kanaatindeyim.

    Şimdi bazı dünya devletlerinden de söz etmek istiyorum. Mesela Amerika, çok  sevdiği Irak Halkını  sırf diktatör zulmünden kurtarmak ve onlara demokrasi getirmek amacı ile binlerce  kilometre uzaklıktan Irak'a  yardım edebilmek için harcadığı para ve insan kaynağıyla, dünya genelinde açlık ve yoksulluktan ölen kimse kalmazdı. Ya Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere, Rusya ve Çin onlara ne demeli, onlarda kendi vatandaşlarından bile çok sevdikleri Orta Doğu Petrollerine pardon insanlarına yardım edebilmek için Libya'da, Cezayir'de, Afganistan'da, Kuveyt'te harcadıkları paralar, bütün insanlığın gıda ihtiyacını karşılayacak kadar çok miktardadır.

    Birde Birleşmiş Milletler ve NATO denilen kurumlara ne diyeceksiniz. İşleri sadece Büyük İsrail kurulmasına hizmet etmek. Siz hiç bu kurumların dünyanın herhangi bir yerinde açlık ve sefaletten ölen insanlara yardım ettiğini duydunuz mu? Onların da aklı fikri Orta Doğu Petrolleri pardon insanların da. Çok seviyorlar bu insanları. Onların demokratik bir ortamda yaşamaları için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. 

    Dünya Siyonizm’i bütün insanlığı kendine köle yapmak için geliştirdiği tezleri bir bir tüm coğrafyalarda uygulamaya koyuyor. Saydığım kurumları ve ülkeleri de çıkarı için kullanmaktan çekinmiyordu. Bu konuda uyguladığı en önemli tezi bir ülkeyi ele geçirmek istiyorlarsa hemen şu maddelerin o ülkede gerçekleşmesi için şu programı uyguluyorlar:

    1. Aç bırakacaksın  

    2.İşsiz bırakacaksın

    3.Borca esir edeceksin

    4. Dinlerinden uzaklaştıracaksın

    5. Bölüp parçalayacaksın.

    Böylece kolay lokma haline gelen bu ülkeleri istediğin gibi sömürme rahatlığına erişeceksin.

    Yukarıda belirttiğimiz ülkeler ve Siyonizm, güya okumaya muhtaç, sağlık sorunları olan, yoksullukla mücadele eden ve çeşitli sosyal olaylarla alakalı kurdurdukları yardım vakıflar aracılığı ile girdikleri mazlum coğrafyalardaki insanları yardım bahanesi ile kobay olarak kullanmaktadır. Eğer ki varsa belirledikleri üstün yetenekleri de zamanı geldiğinde o ülkeleri sömürmede yardımcı olabilmeleri için özel yetiştirmektedirler. Biz buna iş birlikçi insan kaynakları diyoruz.

    Çok acıdır ki dünyanın neresinde açlık, kıtlık, sefalet ve iç savaştan ötürü ölümler varsa hepsinin yer altı kaynakları ve bereketli tarım arazileri vardır. Neden bu insanlar bu kadar bereketli tarım arazileri ve su kaynakları içerisinde iken açlık ve sefaletle boğuşuyorlar. Çünkü Siyonizm ve yukarıda ismini saydığımız ülkeler bu zenginlikleri sömürmek için bu insanları acımadan ölüme terk etmektedirler.

    Peki biz ne yapacağız? Zaten var olan ve dünya genelindeki tüm mazlumlara elini uzatan kurumlarımız var: Kızılay, İHH, Cansuyu. Bunları biraz daha güçlendirmemiz gerekiyor. Ama asıl yapmamız gereken tıpkı onlar gibi fikir üreten yardım vakıfları kuracağız. Ama onlar gibi bu vakıflar aracılığı ile onları sömürmeyeceğiz. O ülkelerdeki insanları eğiteceğiz ve kendi kaynaklarını nasıl kullanabilmelerini gerektiğini onlara anlatacağız. 

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları