• BIST109.330
  • Altın156,133
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara -3 °C
  • YEMEK
  • Son Haberler
    Tüm yemek haberleri »
    • GAZETELER
    • Günün Manşetleri
    Tüm Gazete Manşetleri »

    Yarın, Sabah Doğacak…

    Feyzullah TECİRLİ

    Gece 

    Ve sadece gece, bu inilti… 

    Kuraklık ve çorak bozkır, 

    tamahkâr yeryüzü… 

    Ve sonra, bir sonbahar, 

    Ayrılık habercisiydi belki, dallarımdan kopup giden yapraklarım, 

    Bir başka bahara ertelediğim muştularım, 

    Yekvücut oldu umutlarım… 

    Rahmet! 

    Bir bereket tarlası hasat samanı, 

    Uçtu güvercinler ile bir başka sedaya. 

    Bir uzak doğu ülkesi sabahı,  

    Yerkürenin tam ortasından çatırdayarak çıkan, sabah güneşi, 

    Doğruldu dimdik mevcudatıyla hazırolda, Everest’in bir eşi… 

     

    İnsan, niçin yaşar ki bu yeryüzü zindanında? 

    Niçin, sürüncemededir ki bu ahiret uykusunda? 

    O kutsi soru, sorulmadıysa eğer zihn-i âlâda, 

    Ne önemi var ki yaşamanın bu tutsak zindan paryasında… 

     

    Ey sevgili!!!! 

    Yarın, harflerin ve kelimelerin içtimada olduğu zamanda, 

    Anlamsal gayemizin tüm mevcudatımızı arş-ı âlâya yücelttiği anda, 

    Belki bir akşam ezanı tılsımında, Kuşkonmazda,   

    Belki de bir Paris Metrosu yalnızlığında, 

    Erebilirsen eğer, Tayy-i Mekân sırrına,  

    Bir an olsun unutma, Yüceler Yücesinin ubudiyeti sulhuna, 

    Rahman’sın, Rahîmsin,  Azîmsin, Sıddık’sın, Şehidsin…… 

     

    Öğreti buydu ya: hikmet pınarlarının ab-ı hayatı rikkat, 

    Unutma seyyahsın sen, bir meniden yaratıldın dikkat, 

    Bir (Elestü bi-Rabbiküm) 

    İki (Emr-i Kün feyekün) 

    Üç (ikindi gölgesi hayatı dünyeviyye) 

    Dört (azap kapıları arafta yalnızlık) 

    Beş (sûr ile başlayan heyecan) 

    Altı (yollar çift; biri nur diğeri, azaplı bir girift) 

     

    Bulmak çok zor sanırdım,  

    Zor bilirdim, kaybetmenin habercisi geldiğinde, bulmayı… 

    Öğrendim şimdi, kaybetme acılı cam kırıklı mecburiyet yolunu… 

    Bir sabah, bir yağmur, bir ince sızı, bir de kader-i şerh-i hüzün….. 

    Kaybetmekten korktuğum bir sedef inciydi belki de, 

    Bulmak erdemi, kaybetmenin asilliğini gölgelememeliydi…. 

    Sevgi zarafeti, gölgesinden incinmemenin muhakemesiydi… 

     

    Yarın,  

    Evet Yarın, bir sabah doğacak… 

    Yeryüzü yeniden var olacak…. 

    Umutlar, hayallere, hayaller, vücuda, vücut ise kemâle erecek… 

    Sabah, yeniden bereketi ve rahmetiyle karşılayacak insanoğlunu… 

    Serencemizdeki gonca güller, yekpare umutlar, hülyalarımızın perdeleri, 

    Aralanacak ve öteler ötesi deryalara Ak yelkenler açılacak…. 

    Kabuk değiştiren mevcudatının tecellisi beşer, utanma sende gel….. 

    Gel ki, yeryüzü yeniden yücelsin, 

    Gel ki, meftun ona cennettir bilsin, 

    Gel ki,  mecbur ona leylay-i beşer sevsin…. 

     

    Yarın, 

    Yarın, sabah doğacak… 

     

    14.12.2015 

    Esaret Şehri

    • Yorumlar 0
    • Facebook Yorumları 0
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları