• BIST115.327
  • Altın161,901
  • Dolar3,7880
  • Euro4,6691
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 7 °C
  • GAZETELER
  • Günün Manşetleri
Tüm Gazete Manşetleri »

Yaşam Zevk Vermiyor

Şener Koştu

İnsanlar, sabah telefonlarının alarmı çaldığı zaman hep erteliyorlar. Bir beş dakika daha, daha sonra bir beş dakika daha, bir beş dakika daha derken mecburi kalkış. 

Bu ertelemelerin sebebi yaşama karşı duyulan isteksizlik. Ölmeye razı olmayan insanlar, yaşamaya da razı değiller. 
Şimdiki yaşantılarda bir 70'lerin, bir 80'lerin tadı yoktur. O zamanların yaşantısında farklı bir nahoşluk, farklı bir mistik hava vardı. Sanki insanlar, o zamanlar birbirlerine karşı daha dostane idi. O zamanlarda komşuluğun, dostluğun bir anlamı vardı. O sokaklarda oynanan oyunlar, yaşamdaki mutluluğumuzun temelleri idi. Sokaklarda oyun oynayan son nesil 90'ların çocukları oldu. 

Eskiden kar bile bir başka yağardı. Kar yağdığı zaman insanlar, çoluk çocuk, kolu komşu çıkar kar topu oynar, kardan adam yaparlardı. Yağan kar, havayı soğuturdu ama sıcacık sobanın başında toplanan aile bireylerinin sadece bedenleri değil, yürekleri de ısınırdı. Şimdilerde insanlar, yağan karı pencerenin arkasında izliyor. Sobaların yerini ise kaloriferler aldı. Bedenleri ısıtan kaloriferler yürekleri ısıtmıyor. Soba, aile bireylerini bir odada bir araya toplarken, kalorifer aile bireylerini odalara dağıtarak ayrıştırıyor. Bu ayrışma ise yaşamın bütün zevkini alıp götürüyor. 
Birçok kişinin gözünden kaçırdığı bir diğer husus ise yemek saatlerimizdir. Artık yemek saatlerimizin olmadığı, ailecek bir sofraya oturulmadığı, sevgi dolu bir sofrada yemek yenilmediği bir toplumda yaşamdan nasıl zevk alınabilir ki? Yemeklerin aperatif olduğu bir yaşamın kalitesi de yenen aperatif yemekler kadar oluyor. 

Hani bugünlerde hepimiz, heyecanla kar yağmasını bekliyoruz ya yüreklerimize yağan karın farkında olmadan. Tıpkı yüreklerimiz gibi dışarının da buz kesmesini istiyoruz ya. Gençliğimizde vuslata eremediğimiz heyecanlarımızı yeniden yaşamak için genç olmak istiyoruz ya. Hani o ilk aşkımızın elinden tutmak ve yağmurda gezerken gerçek aşkımıza el uzatmak. Yaşamın gerçek sırrının ilk aşk ile gerçek aşk arasındaki bu mesafede saklı olduğunu bilmeden yaşıyoruz ya. Evlatlarımızın gülen gözlerine bakarken mutlu olamıyoruz ya. 

Yaşamdan zevk almak bizim neyimize? 

Omurgalı iken omurgasız olmayı başarmışsak yaşamdan zevk almak bizim neyimize? 

Göz yaşlarımıza efkarımızı katamıyorsak, gülmelerimiz içimizi rahatlatmıyorsa yaşamdan zevk almak bizim neyimize? 
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları