Günümüz insanlığı neden öfke nöbeti geçiriyor

Günümüz insanlığı öfke nöbetleri geçiriyor. Bundaki en büyük neden ise yaşamla yüzleşmekten kaçınılması. İnsanlık, yaşamla yüzleşmekten kaçındıkça en büyük zararı kendisine verecektir.

YAŞAM 16.03.2020, 17:45 Şener Koştu
Günümüz insanlığı neden öfke nöbeti geçiriyor

Nefsini okşayan yaşamların peşinden koşan insanlık, ruhunu rahatsız eden yaşamlardan uzak durmaya çalışıyor. Kendilerini öfkelendiren düşüncelere ve fikirlere ise hiç sıcak bakmıyor. Çünkü öfke, bir bakıma insanın kendisiyle yüzleşmesidir. Öfkesiyle yüzleşen ve neden öfkelendiğinin derinliklerine inen insan, kendisini öfke nöbetine kadar götüren esas sebebin bugüne kadar görmezden geldiği ve bilinç altına gömdüğü şeyler olduğunu anlar. Yani insanlığın öfke nöbeti geçirmesinin asıl nedeni yüzeysel düşünceleri değildir. Bunun farkında olmak ise insanı ilk aşamada çılgına çevirebilir, hatta kendi kendisini ayaklarının altına alıp çiğniyormuş gibi hissettirebilir.

Yanlış Önceliklere Dikkat  

Günümüz insanlığının esas problemi yanlış önceliklere sahip olmasıdır. Bu nedenle de günümüz insanlığına hayatın söyledikleri saçma geliyor. Oysa problemin kaynağı hayatın insanlara söylediklerinde değil de insanların sahip olduğu yanlış önceliklerdedir. İnsanlığın yanlış önceliklerinin farkına varması içinde kendilerini öfkelendiren düşünceleri, fikirleri ve yaşamlarını sorgulaması gerekir. İnsan, hayattaki yanlış önceliklerinin farkına vardıkça hayatın kendisine söylediklerinin aslında çok saçma değil de çok anlamlı olduğunu anlar.

İnsanlığın Esas Öfkesi Kendisine Karşı

Günümüz dünyasının diz boyu sorunlarla mücadele ettiğine tanıklık ediyoruz. Bu durum günümüzde yaşadığımız çağa özgü bir şey değildir. Dünyanın her döneminde kendine özgü sorunları mutlaka olmuştur. Buna kendilerini tanımayan ve kim olduklarının farkında dahi olmayan insanlığın kaderi demek daha doğru olacaktır. Bu kader değişmedikçe de insanlık, dünyadaki sorunları düzeltecek güce hiçbir zaman ulaşamayacaktır. İnsanlık, bu güce ulaşamadıkça en büyük öfkeyi kendisine karşı duymayı sürdürecek, kendilerini sürekli engelleyecek ve en büyük zararı kendilerine vereceklerdir. Şunu da bilmekte fayda var ki istediğimiz bir dünyada yaşayamamanın hayal kırıklığını yaşıyorsak bunun tek nedeni insanlığın ta kendisidir.

Öfkenin Esas Kaynağı

Günümüzde insanlık, yaşamı birbiriyle rekabet ortamı olarak algılıyor. Esas gücün maddiyatta olduğuna inanıyor. Öyle ki maddiyata önem vermeyen insanlara deli gözüyle bakılıyor. Çünkü insanlık, maddiyat olmadan hiçbir şey olmayacağına öylesine inandırılmış ki dünyada var olabilmenin ilk şartı maddiyat olmuş. Hayatın devamı için belli bir maddi güce elbette gereksinim vardır. Ancak birbirleriyle et ve tırnak gibi olan maddi güç ile manevi gücün dengede tutulması gerekir. Bunları birbirinden ayrılırsa bunun bedeli öyle bir ağır ödenir ki insan, şu yaşamda payına düşen her şeyden mahrum kalır. Hedef sadece ekonomi olursa öfke de bir çığ gibi büyüyecektir ve insanlığa zarar vermeye devam edecektir.   

Köklü Değişimlere Gereksinim Var

İnsanlar, yaşamlarına öfke yerine sevginin hakim olmasını istiyorsa yaşamlarında köklü değişimler yapmalıdır. Bunun içinde yaşamlar ciddi bir şekilde sorgulanmalı ve yaşamla yüzleşmekten kaçınılmamalıdır. Bu yapılmazsa insanlık aldığı her nefeste geriye gidecek ve en başta da kendisine karşı olan hoşgörüsünü kaybedecektir. Sevgi ve barış dolu bir dünyada yaşanmak isteniyorsa çok güçlü inançlara sahip olunmalı ve Yaradanın, bize söylediklerine kulak vermeliyiz.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@