Korona sürecinde evde kalmanın sağlığımız açısından içerdiği riskleri nasıl asgariye indiririz

Yeni tip koronavirüs salgınından korunmak ve salgının daha da yayılmasını engellemek için evde vakit geçirmek zorunda olduğumuz bugünlerde sağlığımızı korumak için ne yapmalıyız? Haberimizin detayında...

YAŞAM 21.04.2020, 00:16 Şener Koştu
Korona sürecinde evde kalmanın sağlığımız açısından içerdiği riskleri nasıl asgariye indiririz

Ülkemizde de görülen yeni tip koronavirüs salgını hepimizin yaşamlarını derinden etkiledi. Bugüne kadar hiç alışık olmadığımız yaşam tarzı ile karşı karşıya kaldık. Yetkililer, yeni tip koronavirüs belasından korunmak ve sağlıklı yaşayabilmek için sürekli ‘Evde Kal Türkiye’ çağrısı yapıyorlar. Yeni tip koronavirüs salgınından korunabilmenin en iyi yöntemi şüphesiz bu çağrıya uyarak evde kalmak ve zorunlu haller haricinde sokakla olan ilişkimizi kesmektir. Ne var ki bu evde kalma süreci uzadığı zaman sağlığımız için farklı riskler ortaya çıkabilir.

Evde Kalmanın İçerdiği Risklere Karşı Ne Yapılabilir

Evde kaldığımız sürece toprakla temasımız kesilir. Toprağa çıplak ayakla basmanın sağlığımıza sayısız faydaları vardır. Öyle ki toprağa çıplak ayakla basmak kanserden tutun da romatizmaya kadar birçok hayati risk taşıyan hastalığı engeller. Bu nedenle evde kaldığınız sürece etrafınızda toprağa çıplak ayakla basacak alan varsa çıplak ayakla günlük 10-15 dakika toprakta gezinerek bu eksikliği giderin.  

banner32
Güneş ışınlarının sağlığımıza olan faydalarından istifade edemeyeceğiz. Çocuklarda görülen Raşitizm hastalığının en önemli nedeni vücuttaki D vitamini eksikliğidir. Vücuttaki D vitamini eksikliğinde ki ana etkenler ise güneş ışınlarından yeterince istifade edememek ve yeterli beslenememektir. Evde kaldığınız sürece hiç olmazsa evinize giren güneş ışınlarından, balkonunuza güneş vurduğunda balkonda vakit geçirerek ya da kapınızın önü müsaitse günlük 15 – 20 dakika güneşlenerek bu eksikliği gidermeye çalışın.

Evde kalmanın en büyük risklerinden biri de birçok hastalığa zemin hazırlayan fazla kilo ve obezite rahatsızlığıdır. Bu nedenle evde tükettiğimiz besinlere çok dikkat etmeli, evde kaldığımız sürece kilo almamak için düşük kalorili besinler tüketmeye özen göstermeliyiz. Evde hareket kabiliyetimiz çok kısıtlı olduğundan ve uzmanlar tarafından normal yaşamlarımızda tavsiye edilen günlük on bin adımı evde atmak imkansız olduğundan dolayı spor ve egzersiz yapmak kesinlikle ihmal edilmemelidir. Spor ve egzersiz fazla kilo almanızı ve obez olmanızı da engelleyecektir.

Çağımızın hastalığı stres, sağlığımızı tehdit eden en önemli unsurdur. Yeni tip koronavirüs salgınından korunmak için evde kalmayı tercih ettiğimiz bugünlerde hepimizi, korona rahatsızlığına yakalanma riskinin yüksek olmasının stresi sardı. Bu stresin üstesinden evde kalarak gelmeye çalışmak işimizi biraz zora soksa da ev halkıyla birbirimize karşı anlayışlı davranarak, konuşarak, paylaşarak ve gerilimden uzak durarak rahatlıkla bu stresi yenebiliriz.

Evde Kalmak Doğru mu

Yeni tip koronavirüs sürecinin insanlık için bir imtihan süreci olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu dönemde gereksiz yere sokaklarda gezinmek, sosyal mesafe kuralını ihlal etmek, toplu alanlarda maske kullanmamak ve bu işin ehilleri tarafından yapılan uyarıları dikkate almamak topluma yapılmış en büyük ihanettir. Yaşadığımız toplumun sağlığı ve öncelikle de kendi sağlığımız için böyle bir ihanetten kaçınmalı ve evde kalmalıyız. Unutmayalım ki bizim toplumumuzun en güçlü yapısı ve temel taşı ailedir. Bu zor süreçle başa çıkmak için bu güçten aldığımız desteğe çok ihtiyacımız var.       

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@