Cumartesi , Ağustos 4 2018

Zuhûrat


Ötelerde bâdiye bir hayâl

Tevhide yönel, gör bir hâl

Ruhlar perdelendi oldu cibâl

Yürü sen Hûdana arz-ı cemâl

Bir başlangıç semeresi

Evet, bir sondu bu öğreti

Şeceretü’l-Kevn ifadesi

Kün belki bu gayenin feraseti

Bu çağda Zuhûrat;

Kemâl elbisesi giymiş isti’datlı,

Nefs-i nâtıka üzerinde bezenmişli, şallı,

Varlık deryasında sehâvet, Lâl kuşanmışlı…

ol…….

Bir kurumuş yaprak hışırtısı sesi…

Sonra, ve sonra bir son bahar prensesi.

Yakaladım; incelmiş, narin ve zarif belli,

Hüzün yüklü, titrek dudaklı letafetli bir eli.

Dokunma; Yorgun, dalgın ve kırgın dallarıma….

Meltemdi bir yaz ikindisi serin nefesin

Bir bahar ırmağı gibi çağlardı senin sesin

Sükût elbisesinde Rahîm incisi yatıyor

Gül dolu kazan, alevler içinde kaynıyor

Bu meyve, dayanamaz sevgimize çürür

Aşkımız hüzünse bir başka bahara yürür

Ağlamamız gecedir, hıçkırıklar hüngür

Sükûn bizim adımız, Efendimiz Gül’dür

Bir Orta Asya Ereni, aldı zikri yürüdü Hindistan,

Mühür Süleyman’dır, gök çatırdadı geldi Sultan!

Yıkılsa kaleler, sönse kandiller, kimsesiz kalsa vatan

Bil sen Ey ki gayreti kesmeyesin vazifelisin Allah’tan

Giydik şehadet elbisesini oldu sarıklar Al Kefen

Lisan-ı halimiz budur ne gerek cismaniyete, medfen

Mahşer-i fezâda uyandık, açtık perdeleri, matemden

Senden başkası yoktur, bu kirli insanlığa şefâ’at eden

Âlemlerin Efendisisin, bizler senin Va’d-i İlahîne inandık

Biz seni bir yaz gecesi; Kâbe damında, yalnız kamerde andık

Senin yüce adını susamış yeryüzüne ab-ı hayat nuru ile tanıttık

Dayanacak gücümüz kalmadı bitsin artık bu sürgün, yeter artık…

25.12.2015

Esaret Şehri

 

About Feyzullah TECİRLİ

Check Also

Kendimize Sormamız Gerekenler

Neden asabiyiz?      Toplumsal baskı ve ötekileştirmeye maruz kalıyor muyuz?     Sevgisizlik ve şiddet neden …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir